(2821 S. K. m. 29) (1475 S. K. m. 13, 14)
Taraflar arasındaki "tazminat, alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/6/1997 gün ve 1983-456 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1/12/1997 gün ve 16107-19942 sayılı ilamı ile; (... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçi davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 1985 yılında bağlı bulunduğu sendikanın şube başkanlığına seçilmiştir. Daha sonra 15/5/1996 tarihinde profesyonel yöneticiliği kaldırılmıştır. 21/5/1996 tarihinde davacı daha önce çalışmış olduğu işyerinin işverenine başvurarak işe alınmasını istemiş ise de, davalı işveren kurum bu isteği kabul etmemiştir. Davacı bunun üzerine bu davayı açarak ihbar ve kıdem tazminatı, ücret alacağı ve sendikal tazminat isteğinde bulunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki davacı bağlı bulunduğu sendikanın Şube Başkanlığına seçilmekle hizmet sözleşmesi sona ermiştir. Davacının bu ayrılması sözleşmesin askıya alınması anlamına gelmez. Davacının profesyonel sendikacılık sıfatının kalkmasından sonra tekrar işyerinde çalışmak istemesi yeni bir iş akdinin kurulması sonucu doğurmaz. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin de reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 1978 yılında çalışmaya başladığını, Tursan-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu'nun 7/4/1985 tarihli toplantısında davacının tam zamanlı profesyonel yönetici olarak çalışmasına ve işyerindeki çalışmasının askıya alınmasına karar verildiğini, davalı işverenin de iş akdinin askıya alınmasını kabul ettiğini, Tursan-İş Sendikasının O. Sendikasına katılması ile profesyonel yöneticiliğinin bu sendikada devam ettiğini davacının istemi üzerine Ö. Sendikası Yönetim Kurulu'nun 15/5/1996 tarihli kararı ile profesyonel sendikacılığının kaldırıldığını, bunun üzerine İstanbul 5.Noterliğinin 21/5/1996 tarihli, ihtarnamesi ile davalıya başvurarak askıya alınmış iş akdine dayanarak, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 29. maddesi gereğince işe dönmek için başvurduğunu, yasal bir aylık süre geçtiği halde cevap verilmediği gibi işbaşı da yaptırılmadığını, iş aktinin fiilen sona erdiğini öne sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ücret alacağı ve sendikal tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece kı4dem ve ihbar tazminatına istemlerinin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerin temyizi üzerine özel Dairece davacının temyiz itirazları reddedilerek davalı yararına "davacı bağlı bulunduğu sendikanın Şube Başkanlığına seçilmekle hizmet sözleşmesi sona ermiştir. Davacının bu ayrılması sözleşmenin askıya alınması anlamına gelmez. Davacının profesyonel sendikacılık sıfatının kalkmasından sonra tekrar işyerinde çalışmak istemesi yeni bir iş aktinin kurulması sonucunu doğurmaz. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin de reddinde karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma kararına karşı mahkeme direnmiştir.
2821 sayılı Yasanın 29. maddesi işçi sendikaları ve konfederasyonu yöneticiliğini teminat altına alma amacıyla "Sendika ve Konfederasyonların yönetim kurullarında veya başkanlığında görev aldığı için kendi isteği ile çalıştığı işyerlerinden ayrılan işçiler, bu görevlerinin seçime girmemek, yeniden seçilmemek, kendi istekleriyle çekilmek suretiyle son bulması halinde, ayrıldıkları işyerinden işe yeniden alınmalarını istedikleri takdirde işveren talep tarihinden itibaren en geç bir ay içinde bu işçilerin o andaki şartlarla eski işlerine veya eski işlerine uygun bir diğer işe, diğer isteklilere nazaran öncelik vererek almak zorundadır. Bu takdirde işçin eski kıdem hakları ve ücreti saklıdır" şeklinde düzenleme getirmiştir. Burada uyuşmazlığın çözümü açısından 29. madde ile getirilen teminatın niteliği üzerinde durulması gerekir. Öncelikle belirtelim ki işçilerin sendika yöneticiliğine serbestçe seçilmelerinde ve seçilmeyi istemelerinde kamu yararı vardır. Bu yarar koruyucu tedbirlerin Yasa koyucu tarafından alınmaması, giderek kamu düzenini etkileyici sonuçlar doğurabilir. İşte bu nedenledir ki, 2821 sayılı Yasa 29. maddeye aykırı hareketi ceza-i yaptırıma bağlamıştır. Ne var ki, salt bu yaptırım Yasa koyucunun amaçladığı teminatın uygulamada işlemesini sağlayacak nitelikte sonuçlar yaratmayabilir, gerçekte de ceza-i yaptırımın niteliğini kendi menfaat dengesi açısından değerlendiren işveren bu ceza-i yaptırımına razı olarak işçiyi işine almayabilir, O nedenle Yasa koyucu bir hususu güvence altına alma amacını güdüyorsa o güvencenin tam anlamıyla işlemesini sağlayacak düzenlemeyi de getirmek istediğini gözeterek Yasa hükümlerini yorumlamak, yorum kurallarının ve Yasa'nın amacını sağlamanın tabii bir sonucu olduğu açıktır. Hal böyle olunca Yasa'nın amaçladığı teminatın tam işlerliği için ceza-i yaptırımın yanında hukuki yaptırımın da öngörüldüğünün kabulü zorunluluğu doğmaktadır. Nitekim Yasa koyucunun güttüğü amaca uygun düşen bu yorum tarzı madde metnine ilave olunan "zorundadır" sözcüğüne de tamamıyla uygun düşmektedir. Şu durum karşısında 2821 sayılı Yasa'nın 29. maddesine aykırı hareket halinde davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağının kabulünde duraksamaya yer olmamalıdır. Ayrıca, davalı işveren davacının görevi süresince, iş akdinin askıya alınmasını 8.5.1985 tarih 5295 sayılı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünün onayı ile kabul etmiştir. O nedenle yerel mahkemenin bu yöndeki direnmesi yerinde görülmüş ve kararın onanması gerekmiştir. Ne var ki, kıdem ve ihbar tazminatı miktarı dairesince denetlenmediğinden bu hususun incelenmesi için dosyanın özel dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının onanmasına, kıdem ve ihbar tazminatı miktarının incelenmesi için dosyanın 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 30.9.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy