(2822 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 1. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.4.1998 gün ve 1997/238 - 1998/72 sayılı kararın incelenmesi davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1.7.1998 gün ve 1998/8839 - 11069 sayılı ilamı;
( ... 1- Davalı Gölcük Tersane Komutanlığı'nın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu bakımdan onun hakkında açılan davanın yargılaması sonunda teşvik primi alacağından sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu bakımdan anılan davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmelidir.
2- Diğer davalı Milli Savunma Bakanlığı'nın temyizine gelince; davacı işçi 1/3/1997 - 28/2/1998 yürürlük süreli olup işyerinde uygulanmakta bulunan 16. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 60/e maddesinde yer alan günde 8.5 saat veya daha fazla çalışan işçilerin saat ücretlerine %15 oranında verimliliği teşvik pirimi ödenmesine ilişkin kurala dayanarak fark ücret isteğinde bulunmuştur.
Davalı Milli Savunma Bakanlığı ise, davacının kaynakçı olup günde 7.5 saatten fazla çalıştırılmaması zorunda olan işçilerden bulunduğunu, bunun sonucu olarak da söz konusu Toplu İş Sözleşmesi kuralından ve o kurala dayanılarak Toplu İş Sözleşmesi taraflarınca düzenlenen protokolden yararlanması olanağı bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece protokolün altında imzası olan temsilcilerin TİS'ni imzalayan temsilcilerin tamamından oluşmadıkları ve hak ve nesafet kuralları gereği davacının da verimliliği teşvik priminden yararlandırılmasının uygun düşeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 16.5.1997 tarihli protokolün Toplu İş Sözleşmesi'nin tarafları olan temsilciler imzalamışlardır. Gerçekten Milli Savunma Bakanlığından iki, TUHİS'den üç ve T. Harb İş Sendikasından iki temsilci tarafından protokol düzenlenmiş olup; Toplu İş Sözleşme kuralı doğrultusunda, içerik getirmiştir. Toplu Sözleşmeyi imzalayan tüm temsilcilerin daha sonra düzenlenen protokolü de imzalamalarını gerektiren bir yasa kuralı mevcut değildir. Yeter ki tarafları temsile yetkili olan kişilerce imzalanmış olsun, öte yandan protokolün Toplu Sözleşmeye uygun ve onun doğrultusunda düzenlendiği gözlenmektedir. Böyle olunca anılan sözleşmenin 60/c maddesi üzerinde özellikle durulmalıdır. Maddenin ilgili bölümü şöyledir; Müktesap hak sayılmamak ve başka bir ödemeyi etkilememek kaydıyla, günlük normal mesai süresi 8.5 saat ve üzerinde olan bütün işçilere, çalıştıkları normal mesai günleri için işbaşında kaldıkları saat başına, saat ücretlerinin %15'i oranında verimliliği teşvik primi ödenir. Günlük normal mesaisi 8.5 saatin altında olanlardan, günlük 8.5 saatlik mesaiden daha az süreli mesaiye tabi olanlar bu primden yararlandırılmazlar. Bu kural yorumu dahi gerektirmeyecek şekilde açık olup, verimliliği teşvik primi için fiilen 8.5 saatlik mesai yapılması ile mesai yapılması durumlarında böyle bir prim ödenmesi söz konusu olmaz. Protokolde 8.5 saatin altında çalışanlara 8.5 saatlik çalışma düzenine geçebilme imkanı tanımaktadır ki, onlarında böyle bir varsayımda bu primden yararlanmaları olanağı mevcuttur. Davacı işçi günde 8.5 saatlik çalışmanın altında mesaiye tabi olduğuna göre anılan kuruldan yararlandırılmaması gerekir. Böyle olunca isteğin reddine karar verilmelidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy