(2247 S. K. m. 30) (4046 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki, "yıllık izin ücreti alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.12.1996 gün ve 1995/1652 E- 1996/1913 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Havas AŞ. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 20.05.1997 gün ve 1997/4747-9393 sayılı ilamıyla; (...Davacı yıllık izin ücreti talebinde bulunmuş, mahkemece istek kabul edilmiştir.)
Dosya içeriğine göre, davacı Kamu iktisadi Teşebbüsüne bağlı ortaklıkta kapsam dışı personel statüsünde çalışırken, Kamu payının % 40 oranına düşmesi üzerine Devlet Memurluğuna ataması yapılmıştır. İşyerinin Özel Hukuk Tüzel Kişiliğine geçiş döneminde, Kamu Kurumu vasfı tamamen sona ermediği gibi, 01.03.1996 tarihli 22567 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.01.1996 tarih 1-1 ilke kararında özelleştirilen veya özelleştirme kapsamında bulunmayan Kamu İktisadi Teşebbüsünde ve bağlı ortaklıklarında sözleşmeli veya kapsam dışı personel statüsünde çalışanların kurumları ile olan ilişkileri nedeniyle meydana gelen anlaşmazlıkların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği de vurgulanmıştır. İşverenin Özel Hukuk Tüzel Kişiliğine geçiş döneminde Kamu Kurum niteliği tamamen sona ermemiştir. Bu durum karşısında 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu Hakkında Kanunun 30'ncu maddesine göre, anılan mahkemenin ilke kararları bütün yargı organlarını bağladığından, davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Böyle olunca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine ger çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, ücretli izin parasının ödetilmesi ile ilgili dava açmış ve mahkeme, ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar vermiş ve bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Özel Daire tarafından "...davacı Kamu İktisadi Teşebbüsüne bağlı ortaklıkta kapsam dışı personel statüsünde çalışırken, Kamu payının %40 oranına düşmesi üzerine Devlet Memurluğu'na ataması yapılmıştır. İşyerinin Özel Hukuk tüzel kişiliğine geçiş döneminde, Kamu vasfı tamamen sona ermediği gibi, 01.03.1996 tarih 22567 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin, 22.01.1996 tarih 1-1 ilke kararında özelleştirilen veya özelleştirme kapsamında bulunmayan Kamu İktisadi teşebbüsünde ve bağlı ortaklıklardan sözleşmeli veya kapsam dışı personel statüsünde çalışanların kurumlar ile olan ilişkileri nedeniyle meydana gelen anlaşmazlıkların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği de vurgulanmıştır. İşverenin özel hukuk tüzel kişiliğine geçiş döneminde Kamu Kurumu niteliği tamamen sona ermemiştir. Bu durum karşısında 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kuruluşu hakkında Kanunun 30. maddesine göre, anılan mahkemenin ilke kararları bütün yargı organlarını bağladığından davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmiştir. Böyle olunca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece ilamda yazılı gerekçe ile eski kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Davacının Hava Alanları Yer Hizmetleri Anonim Şirketi'nde (Havaş) 1475 sayılı iş yasasına tabi olarak çalıştığı ve kapsam dışı personel olduğu yönü tartışmasızdır.
Hava Alanları Yer Hizmetleri Anonim Şirketi; Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir ortaklık iken, 25.11.1993 tarihinde özelleştirilmesine Yüksek Planlama Kurulunca karar verilmiş ve 23.12.1994 tarihinde de Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca ödenmiş sermayesinin %60 iken Y. İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketine satılması kararlaştırılmış ve 17.04.1995'de satış işlemi gerçekleştirilmiş ve tamamlanmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun, özelleştirme yöntemleri başlıklı 18. maddesinde Özelleştirme Programına alınan kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkının verilmesi, mülkiyetin gayrı ayni hakların tesisi, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla özelleştirilip özel hukuk tüzel kişiliğine geçileceği belirtilmektedir Belirtilen bu işlemlerin tamamlanmasıyla Kamu Kurumu niteliği kaybedilmekte ve özel hukuk Tüzel kişiliği kazanılmaktadır.
Hava Alanları Yer Hizmetleri Anonim Şirketi; Devlet Hava Meydanları İşletmesine bağlı bir ortaklık olarak %49 hissesi Tüzel Hava Yolları anonim ortaklığına ve %51 hissesi de Devlet Hava Meydanları İşletmesine ait Kamu Kurumu (bağlı ortaklık) niteliğine sahipken ödenmiş sermayesinin %60'nın satışı nedeni ile satım tarihinden itibaren bağlı ortaklık (Kamu Kuruluşu) vasfını kaybetmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.01.1996 gün ve 1996/1 sayılı kararının gerekçe bölümünde "...Kamu Kurumu niteliğinde Özel Hukuk Tüzel kişiliğine geçiş döneminde, Kamu hisselerinin %50'nin üzerinde bulunduğu süre içinde, bu kurumun (şirketin) kamusal denetime de tabi olması, onun bir Kamu Kurumu olduğunu göstermekle birlikte..." sözleri ile sonuç bölümünde yer alan "...özelleştirme kapsamına alınan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının Özel Hukuk Tüzel Kişiliğine geçiş döneminde Kamu Kurumu olan vasıflarını tamamen yitirmemiş oldukları, bu kurumlarda çalışan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin Kamu Personeli sayıldıkları, idare ile olan ilişkileri nedeniyle açılan davalarda, işlemin yasaya ve hukuka uygun olup olmadığının incelenmesinin idari yargı yerine girdiği..." şeklindeki kabul bir arada değerlendirildiğinde, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının ancak Kamu Kurumu niteliğinden Özel Hukuk Tüzel kişiliğine geçiş döneminde ve Kamu hisselerinin %50'nin üzerinde bulunduğu süre için hüküm ifade edeceği açıktır.
Davacı, belirtilen bağlı ortaklıkta kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken 17.04.1995 tarihindeki özelleştirmeden çok sonra ve 10.08.1995 tarihinde 657 sayılı Yasa kapsamında memuriyet görevine atanmıştır.
Ancak davacı, 17.04.1995-10.08.1995 tarihleri arasında Havaalanları Yer Hizmetleri Anonim Şirketi'nde yine kapsam dışı personel olarak çalışmasını sürdürmüştür. Özelleştirme işleminin tamamlanmasıyla Havas Anonim Şirketi "Bağlı Kuruluş" ve davacı da bağlı kuruluşta çalışan kapsam dışı kamu personeli niteliğini yitirmiştir. Bir başka anlatımla, Havaalanları Yer Hizmetleri Anonim Şirketi "Özel Hukuk Tüzel Kişisi" davacı da "Özel Hukuk Tüzel Kişiliği işyerinde çalışan kapsam dışı personel" vasfını kazanmıştır. Özel Hukuk Tüzel Kişiliğine sahip işverenlere ait işyerinde çalışan kapsam dışı personelin işvereni ile hizmet akdinden doğan ilişkiler tamamen Özel Hukuk Hükümlerine tabidir. Bu nedenle Özel Hukuka tabi işveren ile davacı arasındaki davada idari yargının görevli olacağından söz edilemez.
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi 04.04.1991 gün ve 1990/12 esas, 1991/7 sayılı kararın da, 22 Ocak 1990 günlü, 399 sayılı "Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 2. fıkrasını iptal ederken kapsam dışı statüde geçen hizmetlerinin memur statüsünde geçmiş gibi değerlendirilebileceği yolundaki Yasa hükmünün, Kamu Sektörü dışında ve Kamu sektöründe işçi statüsünde çalışanları kapsayacağı ve bu hizmetlerin mali, sosyal haklarının saptanmasında ve emeklilikte, olduğu gibi değerlenebilir duruma getirilmesi, genel uygulama dışında KİT'lerde çalışacak bir kısım görevliye ayrıcalık sağladığı için Anayasanın 10. maddesine aykırı olduğunu..." belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin bağlayıcı nitelikte olan bu kararından da anlaşıldığı üzere kapsam dışı personelin hiçbir şekilde memuriyet statüsünde sayılmaması gerektiğidir.
Bütün bu anlatımlar sonucu, özelleştirme kapsamına alınan davalı Havaş A.Ş.'nin hisselerinin %50'sinden fazlası olan %60'ının, satışın kesinleştiği,17.04.1995 tarihinde Havaş A.Ş. bağlı ortaklık (Kamu Kuruluşu), davacı da Kamu personeli niteliğini kaybettiğinden, hizmet akti de daha sonra 10.08.1995 tarihinde sona erdiğinden 1475 sayılı İş Yasası'ndan kaynaklanan dava konusu alacaklarla ilgili bu davanın uyuşmazlık mahkemesi kararı kapsamına girmediği ve bu nedenle Adli Yargı yerinde çözümlemesi gerekir. O nedenle mahalli mahkemenin direnme kararı yerinde görüldüğünden Onanmasına, ancak işin esası dairece incelenmediğinden dosyanın 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, mahalli mahkemenin direnme kararı yerinde görüldüğünden ONANMASINA ve işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine 11.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy