(743 S. K. m. 919) (6831 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki "tapu kaydındaki şerhin kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 3/6/1998 gün ve 1997/874-1998/386 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2/11/1998 gün ve 1998/10724-1999/11992 sayılı ilamı ile; (...Davacı, çekişmeli parselin çap kaydı üzerine Hazinece düşürülen "Kadastro Müdürlüğünün 17/5/1995 tarih ve 767 sayılı yazısına istinaden 22/6/1995 tarih ve 1781 yevmiye ile 6831 sayılı Kanunun 2/b. maddesi uyarınca Hazine lehine Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar, reddini talep etmişlerdir. Mahkemece kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadan, taşınmazın mülkiyetini kısıtlayıcı şerh konulamayacağından şerhin dayanağı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, çekişmeli 449 parsel sayılı taşınmazın 1958/2 sıra nolu dayanak tapu kaydına istinaden kadastroca 29/8/1972 tarihinde davacı adına tespit edildiği ve tutanağın 24/4/1973 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 22/5/1995 tarihinde ise Hazinenin isteği üzerine şerh konulmuştur. Ne var ki, taşınmazın evveliyatının Orman olup olmadığı Ormansa hangi tarihte ve hangi yasaya göre çıkarıldığı araştırılmadığı gibi davacının parseline dayanak yapılan tapu kaydı da uygulanmamıştır.
Hal böyle olunca yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılıp gerekli belgelerin getirtilmesi, Orman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması, davacının parseline dayanak yapılan tapu kaydının uygulanması vs sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılardan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2/11/1998 gün ve 1998/10724-1999/11992 sayılı, ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle sav ve savunmanın ileri sürülüş biçimi karşısında uyuşmazlığın hakkın özünün belirlenmesi yönünden doğrudan ilgili olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılardan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının Orman idaresine geri verilmesine, 22.09.1999 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy