(1475 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.12.1997 gün ve E.97/113- K. 97/555 sayılı kararın incelenmesi davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 9.3.1998 gün ve E.98/1408- K.98/1701 sayılı ilamı ile; (...1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının murisi Şerif Bahar'ın davalı işverene ait işyerinde 30.5.1988- 30.3.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve diğer davalı Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespitine ilişkin istemi mahkemece aynen kabul edilmiştir.
Sigortalı işçinin işe giriş bildirgesi 1.8.1990 tarihinde verilmiştir. Dinlenen tanıklar 1.8.1990 tarihinden sonra işyerinde çalışan kişilerdir. Bildirge tarihinden önce davacının miras bırakanının davalı işyerinde çalıştığına ilişkin yeterli kanıt yoktur. Tanıkların sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır.
Bu durumda dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere nazaran 30.5.1988 - 1.8.1990 tarihleri arasındaki çalışma iddiası kanıtlanamadığından bu süreye ilişkin talebin reddine karar verilmek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle tüm talebin kabulü yolunda hüküm tesis edilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı SSK. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.02.1999 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy