(506 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 4. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.12.1998 gün ve 1998/434-980 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2.2.1999 gün ve 1999/344-350 sayılı ilamı ile; (...Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle gerek Sosyal Sigortalar Kurumu gerekse işverenler yanında bulunun davacının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgeleri yanında ücret tediye bordroları gibi diğer belgeler celbedilip, imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda Güzel Sanatlar Akademisinden seçilecek bilirkişi heyeti ya da Adli Tıp ilgili ihtisas dairesi vasıtasıyla benzerlik İncelemesi yaptırılmalı; davacıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı ve çalışma arkadaşları tanık sıfatıyla dinlenmeli; niza konusu işe giriş bildirgelerinde doğum tarihi yanında sigorta sicil numarası, baba adı ve doğum yerinin farklılığı da göz önünde tutularak ilgili nüfus idaresinden ve Sosyal Sigortalar Kurumundan bu hüviyetle davacı dışında 3. bir kişinin var olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu ve tanık anlatımlarına dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ye dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme Kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.06.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy