(3201 S. K. m. 3, 6)
Taraflar arasındaki "kurum kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük Asliye Hukuk (iş) Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.7.1997 gün ve 1996/257-1997/137 sayılı kararın incelenmesi davalı S.S.K. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 4.12.1997 gün ve 1997/8726-8591 sayılı ilamı ile; (...Davacı; 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma isteğinde bulunduktan ve primlerini de ödeyip kendisine aylık bağlandıktan sonra yurda kesin dönüş yapmadığı ileri sürülerek kesilen aylığının kaldığı yerden devam etmesini ve borçlanmanın geçerli olacağının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın aynen kabulüne karar verilmiştir.
Fakat 3201 sayılı Kanunun 3 ve 6. maddelerine göre; borçlanıp aylık bağlanan kişinin yurda kesin dönüş, yapmış olması gerekmektedir.
Davacı her ne kadar Almanya'dan işsizlik yardımı almaya devam ettiğini, bunun işini bırakıp kesin dönüş yapmaya engel olmadığını ileri sürmüşse de 1964 tarihli Alman-Türk sosyal güvenlik sözleşmesinin 4/a maddesine göre; Almanya'dan işsizlik veya sağlık yardımı alabilmek için Almanya'da mecburi ikamet etmesi gerekmektedir. Yurda kesin dönüş yaparsa bu yardımları alamamaktadır. Anayasamızın 90. maddesi gereğince devletlerarası sözleşmeler kanun hükmündedir. Hatta iç hukukta çatışması halinde bu sosyal sözleşmelerin hükümlerine üstünlük tanımaktadır. Sosyal güvenlik sözleşmesi akit olan tarafları bağlar ve kanun gibi uygulanır.
Davacının 1994 de kesin dönüş yaptığını beyan ederek süresinde borçlanıp ödemiş olduğu ve 1.5.1994 'den itibaren yaşlılık aylığı 3201 sayılı Kanuna göre bağlandıktan sonra bilahare Almanya'dan gönderilen TR-4 hizmet cetvelinden ve aylık bağlama kararından 24.3.1995 tarihine kadar işsizlik yardımı almaya devam ettiği; bu yardımın 65 yaşına kadar maluliyet aylığına dönüştüğü, 65 yaşında da Alman mevzuatına göre tam yaşlılık aylığına dönüşeceği açık seçik anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken Almanya'da işsizlik yardımı almaya devam etmesinin davacının kesin dönüş yapmasını engellemeyeceğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır....) gerekçesiyle bozularak' dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı SSK vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı işçiye Alman Sigorta Merciince yapılan ödemenin malulen emeklilik nedeniyle ve malullük aylığına mahsuben yapılan hastalık yardımı niteliğinde bulunması karşısında işçinin kesin dönüş yaptığını kabule yeterli olmasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı S.S.K. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 4792 sayılı S.S.Kurumu Kanunun 2868 sayılı Yasa ile değişik 24/C maddesi uyarınca Kurumdan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy