(1475 S. K. m. 73, 74)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Keşan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.2.1999 gün ve E. 95/197, K. 99/38 sayılı kararın incelenmesi davacı S.S. Kuumu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.4.1999 gün ve E. 1999/2514, K. 99/2560 sayılı ilamı ile; (...Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle 506 Sayılı Kanun'un 26. maddesine dayanarak rücu davası açmıştır. Zararlandırıcı sigorta olayı ise; davalı işverene ait maden ocağında, 19.6.1993 günü saat 22.30 sıralarında ocağın birinci bacasında usta işçi olarak çalışan müteveffa Ramazan arkadaşları ile kömür kazarken tavandan 0.8x1.5x0.3 metre ebadındaki kavlağın üzerine düşmesi suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan iş güvenliği müfettişi Osman'ın 28.7.1993 tarih ve O.Ş./88 sayılı raporu ve eki tutanağa göre, olayın ocağın birinci bacasında 22.30 sıralarında meydana geldiği, işe saat 20.00'de başlandığı, yaklaşık 2.5 saat bu bacada nezaretçi ve çavuş tarafından herhangi bir kontrol yapılmadığı olaya tahkimatı yapılmamış tavanda oluşan kavlağın sebep olduğu belirtildiği görülmektedir. Bir iş kazası olayında kaçınılmazlıktan bahsedebilmek için İş Yasası'nın 73.4. maddesine göre işverenin işyerinde çağın ve teknolojinin gerektirdiği önlemleri almasına rağmen meydana gelmiş zararlandırıcı olay varsa o zaman kaçınılmazlıktan bahsedilebilir. Dosyadaki iş güvenliği müfettiş raporu ve eki tutanak dosya içeriği ile hükme dayanak yapılan kusur raporlarında işverenin ve yetkililerinin işyerinde İş Yasası'nın 73. maddesine ve maden işyerlerine ait iş kolundaki işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzük hükümlerine göre gerekli önlemleri almadığı daha önce tahkimatın yapılmadığı Kavlak kontrolünün yapılmadığı işe başlandığı andan itibaren 2.5 saat geçmesine rağmen yine kavlak kontrolünün yapılmadığı tahkimat önlemlerin alınmadığı açıktır. Bu durumda işverene %50 kusur ve %50 kaçınılmazlık olgusuna dayanan kusur raporunun hükme dayanak yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı SSK Kurumu vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykarıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı SSK Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 6.10.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy