(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 15.9.1997 gün ve 1995/781, 1997/734 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 4.6.1998 gün ve 1998/4334-4134 sayılı ilamı ile; ... Davacı vekili, davalı ithal ettiği ve müvekkile ait soğuk hava deposunda muhafaza edilen donmuş uskumru balığının 1.163.083 kg brüt olarak depoya alındığını ancak ücret tahakkukunu sehven net ağırlık üzerinden belirlendiğini, oysa tarife uyarınca brüt ağırlık üzerinden tahakkuk yapılması gerektiği gibi indirim oranının da 90 günlük süre için 0.094 USD olarak uygulanması gerektiğini, yanlış uygulama sonucu davalıya iade edilen ücret ile indirimden gelen fark olan 301.007.000 TL'nin ödenmesinin istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek tarife uyarınca 391.111.000 TL.sına ulaşan alacağın 16.6.1995 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ. vekili, tüzel kişiliği bulunmayan işletmeye husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın kaynağının açık olarak belirtilmediğini, davacının kendi kusuru nedeniyle tarife uyarınca belirlenen artırılmış gecikme faizi oranının istenemeyeceğini net miktar üzerinden yapılan uygulamanın doğru olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 9.2.1998 tarih ve 1997/9880-1998/611 sayılı kararı ile onanmış olup, bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, ... İşletmeleri A.Ş. davalıya ait soğuk hava deposunda muhafaza edilen balıkların tarifeye göre brüt ağırlık üzerinden ücret alınması gerekirken, net ağırlık üzerinden ücret aldığını ileri sürerek aradaki farkın tahsilini istemiştir. Davalının gemiden tahliye ettiği balıkların brüt ağırlığı bellidir. Davacının brüt ağırlık üzerinden ücret alması gerekirken, net ağırlık üzerinden ücret uygulaması bu işte görevli kişilerin hataya dayalı bir yanlışlığıdır. Bu işlemde davacı kurumun yetkili organlarının almış olduğu bir karar olmadığı gibi, aksine olarak brüt ağırlık üzerinden ücret alınacağını belirten tarife söz konusudur. Bu nedenle davacı kurumun temsile yetkili olanların bir kararı ve işlemi olmadığından tarifeye göre eksik olan bedeli davalıdan isteme hakkı vardır. Mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapması ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacı vekili
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.05.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy