(818 S. K. m. 203, 106, 107, 108)
Dava: Taraflar arasındaki teslim edilen malların ayıplı olduğunun tespiti ile yerine ayıpsız malların verilmesine ilişkin asıl dava ile tazminat ve sözleşmenin feshine ilişkin karşılık davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine karşılık davanın kısmen kabulüne dair verilen 6/11/1996 gün ve 1993/604 E.1996/435 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 9/6/1997 gün ve 1997/1338-4259 sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 01.03.1991 tarihli tek satıcılık sözleşmesi gereğince, davalının Bursa-FOB satışla gönderildiği zeytinlerin hukuki ve maddi ayıplı olduğunun tespitini, ayıplı olanların davalıya iadesini, yerine sözleşmeye uygun ayıpsız mal verilmesini, diğer yasal haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, son kullanma tarihi 5/93 yazılı olan ürünlerdeki hatayı kabul ettiklerini, diğer ayıpları kabul etmediklerini, ancak ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin teslimi halinde yenileri ile değiştirileceğinin ihtar edilmesine rağmen, süresi içinde gereğinin yapılmadığını beyanla, davanın reddini istemiş, karşı davasında da taraflar arasındaki 01.03.1991 tarihli sözleşmenin feshini ve ambalaj değiştirme zararı olarak 835.000.000 lirasının da tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, tespit raporları, yurtdışında yaptırılan tespit raporları, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, satılan malların Mayıs 1993 tarihinde iki parti halinde davacıya gönderildiği, birinci parti malın 34 adet Tır ile, ikinci parti malın ise 22 adet konteynerlerle alıcının depolarına teslim edildiği, 34 adet Tırla gönderilen mallardaki ambalaj yazım hatası ve son kullanma tarihi ile malın bünyesindeki şişme durumlarını 2 gün içinde ihbar edilecek açık ayıplardan olduğu ve süresinde ayıp ihtarlarının yapılmadığı, diğer ayıpların ise 8 gün içinde ihbarı gerekmekte olup, bu malların hangi tarihte teslim edildiğinin CMR. Makbuzlarını ibraz edilmemesi nedeniyle ispat edilmediği gibi, 22 adet konteynerlerle taşınan malların da süresinde muayene ve ihbar tarihleri saptanamadığından, davacının tüm malları ayıbı ile kabul etmiş sayıldığı, davalıya teslim edilen 60.363 kg. malın dava dışı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık dikkate alındığında, sözleşmeye devamın taraflardan beklenmesi gerektiği ve alıcının olaydaki tutumuna göre kötü niyetli olduğu, ancak hüküm tarihinde sözleşme süresi sona erdiğinden feshi yolunda vaki istem konusunda karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşılık davanın kısmen kabulü ile 275.959.183 lirasının iskonto faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu 22 konteyner ile gönderilen zeytinler yönünden gerekli ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmadığı gibi teslim tarihlerinin isbat edilmediği ve bu yönün açıkça da temyize getirilmediği sonucuna varıldığından, davacı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı taraf, 18.6.1993 günlü dava dilekçesinin 9 ve 10 sahifelerinde kullanma tarihleri 05 1993 olan zeytinlerin BK. 203 ve aynı nitelikte hükümlere müsteniden davalıya iadesine ve yerine anlaşma ve mevzuata uygun ambalajlarda ayıpsız mal verilmesine karar verilmesini istemiş ve buna ilişkin zarar-ziyanını saklı tutmuş olmasına göre 05 1993 tarihli 60.363 kg'lık zeytinin dava konusu yapıldığı gözlenmiştir. Ayrıca, davalı vekili de, 30/10/1996 günlü oturumda, aynen Asıl davanın 60.363 kg'lık zeytinle ilgili.. kısmını aynen kabul ediyoruz demek suretiyle, bu tutar zeytinin dava konusu yapıldığını imzası ile teyit etmiştir. Şu halde, açıklanan tutarda davanın kabulüne karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacı taraf, dava konusu 34 tır ile taşınan zeytinlerin ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Bu zeytinlerin 397.200 kg olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın iddiası, mahkemede alınan bilirkişi kurulu raporu ve Almanya'da yaptırılan tespite göre, bu bölüm zeytinlerin, gri-yeşil renk aldığı ve küf tutma ve mayalanma sonucu acılık meydana getirdiğini gözlenmiştir. 34 Tır halinde taşınan ve önemli tutarda olan bu zeytinler için yapılacak muayene ve ihbarın hemen veya birkaç gün içinde yapılması mümkün değildir. İddia edilen ayıplar nitelik yönünden de, gizli ayıp sayılabilecek derecededir. Çünkü bu ayıplar sadece gözlemle değil, laboratuar sonucu ortaya çıkabilecek niteliktedir. Bu durumda, 397.200 kg. tutarındaki zeytinlerin ayıpları yönünden süresinde ihbar yapıldığını kabulü ile sonucu çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
4- Davalı ve karşı davacının temyizine gelince;
Usul Hukukumuza göre her dava, açıldığı tarihteki koşullar gözönüne alınarak çözümlenmelidir. Karşı dava 16.7.1993 tarihinde açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 01.03.1991 tarihini taşımakta olup, bu sözleşmenin feshini istediğine göre, fesih halinin dava tarihine göre değerlendirilmesi ve ayrıca bu halin tespiti gerekir. Yerel mahkemece, bu usul kuralının gözardı edilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararını süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı-karşılık davalı vekilini temyiz itirazlarını kabulü ile, direnme kararını Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429 maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.02.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy