(743 S. K. m. 618, 651)
Dava: Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi, kal; tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen 8.4.1997 gün ve 1995/508 E-1997/121 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 12.9.1997 gün ve 1997/4500 - 5576 sayılı ilamı ile:
(... 17.5.1994 günlü dava dilekçesiyle müdahalenin önlenmesi ve kal, 24.6.1994 günlü dava dilekçesiyle müdahalenin önlenmesi ve kal, 24.6.1994 günlü dava dilekçesiyle Medeni Kanun'un 651. maddesi gereğince temliken tescil istenmesi üzerine, 8.11.1994 tarihinde davaların birleştirilerek ve 30.5.1995 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, I - müdahalenin önlenmesi ve kal davasının kısmen kabulüne "... 11.60 metrekarelik tecavüzlü yerin... 21 nolu, parseldeki binanın aydınlık genişliği kadar kısmının "80 santimetre genişliğinde adımlık boyunca" zemin 1. ve 2. katlarda binanın taşıyıcı sistemi hariç "kolon ve kiriş sistemleri muhafaza edilmek üzere" betonarme tabiyesinin kırılıp geri çekilmek suretiyle müdahalenin men'ine... II - 21 parsel malikleri tarafından açılan temliken tescil davasının bedeli karşılığı kabulüne 11.60 metrekarelik kısmın iptalen tesciline 8.4.1997 tarihinde karar verilmiştir.
Bu hükmü her iki tarafta temyize getirmiştir.
20 sayılı parsele 21 sayılı parsel üzerinde bina yapılırken tecavüz edildiği açıktır. Buna göre, 21 sayılı parselin malikleri kendi çapı içerisine bina yapacağı yerde taşıyıcı kolonları ve temeli 20 çapı içerisine bina yapacağı yerde taşıyıcı kolonları ve temeli 20 çapı içerisine bina yapacağı yerde taşıyıcı kolonları ve temeli 20 sayılı parsele taşırarak, onun binasının duvarına yanaşarak üç katın taşıyıcı kolonlarını birbirlerine kiriş ile bağlayıp kiriş araları bodrum katta perde diğer iki katta ise tuğla duvar olarak örüp böylece 21 nolu. Parsele tecavüz etmiş olduğu alanı kendi kullanma alanı olarak işgal etmiş, 20 nolu parsel üzerindeki binanın ilk üç katının aydınlıkları kapanmış üç kattan sonra 21 nolu parsel malikleri tecavüzlü yeri terk edip kendi parsel sınırları içerisine çekilerek binalarını yaptıkları, anlaşılmıştır. 20 sayılı parsel sahiplerinden Osman Baki'nin tek başına, 1991 yılında inşaatına başlanan 21 sayılı parselin Müteahhit'i ile yapmış bulunduğu 21.6.1993 tarihli yazılı sözleşmeye göre, inşaat sırasında 6,5 metrekarelik bir yere sonradan rıza gösterdiği belirlenmiş ise de, tecavüzlü yerin 20 sayılı parselden ifraz ile 21 sayılı parsele ilavesi yönünde Belediyenin 23.11.1995 ve 11.12.1995 tarihli iki ayrı görüşünü telif için vaki müzekkereye verilen 16.1.1996 tarihli cevapta fiili duruma göre, ifrazın mümkün bulunmadığı açıklanmış olmakla, bu kesimin 21 sayılı parsele verilmesi mümkün görülmemiştir. Osman Baki imzaladığı 21.6.1993 tarihli yazılı sözleşmenin dışında, binanın taşıyıcı kolonlarının ve kirişlerinin kalmasını, fakat taşıyıcı kolon ve kirişlerin arasındaki yatay ve dikey tuğla duvarlarının sökülmesini böylece 20 sayılı kendi parseli içerisinde bıraktığı ve davacının tecavüz ettiği boşluktaki hava sirkülasyonundan istifade etmesinin mümkün olduğu ve müdahalenin önlenmesi davasında taşıyıcı kolonlar dışında, kabulüne karar verilmesini istemiş, 20 sayılı parselin her iki maliki bu durumu yargılama aşamasında verdikleri imzalı dilekçeleriyle kabul etmişlerdir.
Bu duruma göre, tecavüzlü aydınlık genişliğinin 1 metre mi, yoksa 80 santimetre mi olduğu konusundaki raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra müdahalenin önlenmesi ve kal davasının her iki malik davacının rızaları gözetilerek taşıyıcı kolon ve kirişler kalmak şartıyla, yatay ve dikey tuğla duvarların sökülmesi suretiyle kabulüne, 21 sayılı parsel maliklerinin açtıkları temliken tescil davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi doğru görülmediğinden 20 sayılı parsel maliklerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, 21 parsel sayılı taşınmaz malikleri olan davalılar ve karşılık davacıların temliken tescil isteminin reddi gerektiğine ilişkin Özel Daire bozma ilamı Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenmiş olmakla davacılar ve karşılık davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
2- Taraf vekillerinin elatmanın önlenmesi ve kal davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Davacılar ve karşılık davalıların temliken tescil kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının bu yöne ilişkin kısmının bozulmasına;
2- Taraf vekillerinin elatmanın önlenmesi ve kal davasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 03.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy