(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasındaki "Yargılamanın Yenilenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bozcaada Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23/1/1997 gün ve 1996/44 E- 1997/3 K. sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 5/12/1997 gün ve 1997/8398 E-1997/8822 K- sayılı ilamı ile; (... Red ile sonuçlanan 1969/21 esas sayılı dava dosyası 1996 yılında kesinleşmiştir. Bu dava yüzölçümü çoğaltılması ile ilgilidir. Hazinenin açmış bulunduğu, mer'alık nedeni ile tapu iptal ve sınırlandırma davası ve o davanın içerisinde bulunan ve yine davacı tarafından açılmış yüzölçümü düzeltilmesi davası da 1990 yılında kesinleşmiştir.
Tapunun sınırları Hazinenin taraf olmadığı bir davada alınan ilamla çizilmiştir. Bu sınırlara göre Doğusu-Deniz, Kuzeyi-İsmail Yunalçı, Osman Nuri Bursalıoğlu, Malamatinler, Cezayirliler, Hazine Yorgi Ilıca, Kostantin Malamatin, Vangel Malametin, Güneyi-Zeybekler, Batısı-Hazım Yunalcı, Binnaz Özcan ve Salih Ataol ile çevrilidir. Buna göre her ne kadar Hıristiyan teb'a adlarında sınırda var ise de bunlar sırf bu isimlerden dolayı genişlemeye müsait hudut olarak gözetilmemiştir. Yalnız Deniz, Hazine ve Vakıf arazileri gerçekte sınır düzeltme davalarında genişlemeye müsait bir arazi olarak çoğu kez hakim önüne çıkar işte böyle bir davada hem red, hem de kabul ile ilgili ve tarihleri ayrı ayrı olan iki karar olduğu açıktır. Buna göre HUMK. nun 445. maddesi uyarınca iade-i muhakeme sebepleri bunu isteyen Hazine lehine bulunmaktadır. Zira dava yenilenirse 1142.500 metrekare bir tapunun sınırlarında mer'a olduğu kararın birisinde kabul edilmiş ve tapunun yüzölçümü 1142.500 metrekareden, 1821.350 metrekareye çıkartılmış sonra bundan yaklaşık 300 dönümlük kısım mer'a olarak çıkartılarak 1.534.550 metrekareye çekilmiş görülüyorsa da gerçekte bu uygulama ile 1142.500 metrekare bir arazi tapusu 1534.550 metrekareye çıkarılmış olmaktadır. Oysaki sınırlarında değişkenlik arzeden neviden taşınmazlar bulunan kaydın prensip olarak yüzölçümü çoğaltılması yapılamayacağından bu kaydın 1142.500 metrekare miktarında tutulması gerekirdi. Bunun dışında 381.950 metrekarelik fazlalık açılacak bir tescil davası ile şartları varsa açan kişi adına ayrıca tescil edilebilir. Bu yön 1969/21 esas 1972/12 karar sayılı redle neticelenen mahkeme kararında dile getirilmiştir. Ayrıca Yargıtay'ın bir bozmasında bu yön üzerinde durulmuştur. O halde birbirine ters iki kararın olduğu açık bulunduğundan iade-i muhakeme talebinin kabulü ile iki dosya birleştirilerek bir sonuca ulaşılması gerekeceğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uygulamak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy