(818 S. K. m. 125, 213) (743 S. K. m. 642)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 1.2.1999 gün ve 1995/663 E-1999/49 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.4.1999 gün ve 1999/2525-3203 sayılı ilamı;
(... Dava, satış vaadi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacının dayandığı 8.7.1985 günlü satış vaadinde muris A. 107 ada 7 ve 8 parsellerdeki payını 2 milyon liraya davacıya satmayı vaad etmiş ve taşınmazları teslim de etmiştir. Davacılar ve her ne kadar bedelin ödenmediği iddiasında bulunmuşlar ve zamanaşımı def'ini ileri sürmüşlerse de davacı yargılama sırasında bedeli depo etmiş, taşınmazlar da teslim edildiğine göre, zamanaşamı definin dinlenemeyeceği düşünülmemiştir.
Öte yandan davalılardan A.Ş.E., muris ile davacı arasında yapılan sözleşmenin murisin akit tarihinde akli melekelerinin yerinde olmadığından bahisle aktin iptali için dava açmış, her ne kadar o dava red edilerek derecattan geçmiş ise de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 13.10.1998 gün ve 1998/312-10680 sayılı onama kararında da değinildiği gibi sözleşmenin geçerli olup olmadığının tartışılacağı yer eldeki tescil davası kapsamında mütalaa edilmesi gerekir.
O halde, bu hususlar üzerinde durulmadan davacının iyi niyetli olmadığı ve muris hayatta iken dava açmadığı vs. sebeplerle davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA 17.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy