(3402 S. K m. 16/B, 18/2)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaisalı Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.11.1997 gün ve 1997/58 E - 228 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 20.2.1998 gün ve 1998/638 - 556 sayılı ilamı;
(
Kadastro sırasında 111 ada 547 parsel sayılı 2570,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde taşınmazın Devlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece nizalı taşınmaz ziraat arazisi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; keşifte dinlenen çevre köylerden seçilmiş, davada ilgisi olmayan yansız mahalli bilirkişiler taşınmazın eskiden beri Etekli köyü halkının yaz aylarında hayvanları ile birlikte gelip kaldıkları, çardak yapıp, çadır kurdukları, hayvanları için ağıllar yaptıkları, yaz sonunda ise terk ettikleri yerler olduğunu beyan etmişlerdir. Ayrıca, buraların taşlık ve hali nitelikte olduğunu ve Etekli Köyünün önceleri Sarıbüget halen Tereli yaylası olarak anıldığını haber vermişlerdir. Bu beyanlardan nizalı taşınmaz ile çevresinin tipik yayla yeri olduğu ve bu maksatla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, tesbit bilirkişisi ile zilyetlik tanığı çekişmeli yerin öncesinin tarım arazisi olduğunu beyan etmişlerse de, emsal dosyalarda adı geçenlerin bu mevkii de yerlerinin bulunduğu görülmüştür. Yararları bulunan ve köy halkından olan şahısların dosya kapsamına aykırı düşen beyanlarına değer verilmesi doğru bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesi uyarınca Kamu orta malı olan yaylaların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından anılan Yasa'nın 16/B maddesi gereğince dava konusu parselin yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 29.5.1996 gün 1996/7 - 295 E. - 1996/425 K. ve 1996/17 - 294 E. - 1996/426 K. sayılı kararlarında açıkça benimsenen ilkeler göz önünde bulundurulduğunda Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy