(2942 S. K. m. 11/i, 15/11)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bodrum Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/8/1997 gün ve 1997/383-433 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 19/2/1998 gün ve 1998/821-1439 sayılı ilamı ile; (... Bozma ilamına mahkemece uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiş, yine bilirkişi raporuna dayanılarak bozma ile kabili telif olmayan biçimde hüküm kurulmuştur. Şöyle ki;
1- Belediye Başkanlığı yazısında dava konusu taşınmazın herhangi bir belediye sınırları veya mücavir alan sınırları içinde yer aldığı bildirilmemiştir.
2- Belediye Başkanlığı yazısında dava konusu taşınmaz ve çevresinde kanalizasyon ve su şebeke hattı bulunmadığı, çöp toplama hizmeti görülmediği, Belediyece aydınlatma yapılmadığı bildirilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda bu hizmetlerin mevcut olduğu, bir kısmının köy muhtarlığınca karşılandığı bildirilmiştir. Taşınmazın hangi hallerde arsa olarak değerlendirileceği hükmüne uyulan bozma ilamının bir nolu paragrafında etraflıca açıklanmıştır. Bunlara ilaveten herhangi bir belediye sınırı içinde imar planı ve mücavir alanda yer almayan, köy idari sınırları içinde bulunan bir taşınmazın köy muhtarlığınca sağlanan su, elektrik ve çöp toplama hizmetlerini alması onun arsa olarak değerlendirilmesine yeterli olmaz. Mevzuatımıza göre belediyesi olmayan köydeki taşınmaz arsa sayılmaz. O nedenle taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesi, ancak konumu ve bazı alt yapılardan yararlanma olanağı ile turistik tesislere yakınlığı sebebiyle Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin i bendi hükmü uyarınca gelir metoduyla bulunan değerinin bu objektif nedenlere dayalı olarak uygun bir oranda (bir mislini geçmeyen) artırılması gerekir.
Mahkemece aralarında tarım uzmanı da bulunan bozmadan sonraki kuruldan bu konuda ve bu değerlendirme esaslarına dayanan ek rapor alınmalı, bu suretle bulunacak değer takdirinin bir mislini aşması halinde Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinin 11. fıkrası hükmü uyarınca yeniden bilirkişi kurulu oluşturulmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Diğer taraftan hükmüne uyulan bozma ilamında Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin son fıkrası hükmüne dikkat çekilerek enerji nakil hattının izdüşümünde değer kaybı hesaplanmasına rağmen ayrıca taşınmazın tamamında değer kaybı hesaplanamayacağı belirtilmiş olduğu halde bilirkişiler mahkemenin uyma kararına aykırı olarak önceki kararda adeta direnir şekilde aynı hesaplama oyluna gitmişlerdir. Oysa dava konusu taşınmazın yukarıda açıklandığı gibi tarım arazisi olarak değerlendirileceği de dikkate alınarak taşınmazdaki kıymet düşüklüğünün karşılığı kamulaştırma bedelinin taşınmazın bulunacak toplam değerinin, taşınmazın yüzölçümü, konumu, irtifak hakkının geçtiği yer ve benzer kamulaştırmalar dikkate alınarak %15 inden ve herhalde, irtifakın geçtiği yerin mülkiyet kamulaştırma bedelinden fazla olmamak üzere saptanması gerekir.
Ayrıca Kamulaştırma Kanununun 11. maddesine göre taşınmazın hali hazır durumu (değerlendirme tarihindeki) dikkate alınarak değerlendirileceğinden geleceğe yönelik bir takım muameleler farzedilerek taşınmazın üzerinde lehine kurulduğu taşınmaz için bir değer kazanımı; dava konusu taşınmaz için bir değer kaybı yapması kaçınılmaz olan geçit hakkının hükmüne uyulan bozmaya rağmen değer kaybına yol açmayacağının kabulü de usul ve yasaya aykırıdır. Bunun da taşınmazın bulunan değerinden belli bir miktarın indirilmesi ile karşılanması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre bilirkişi kurulları, bozma gereklerini yerine getirmek zorundadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Özel Dairenin bozma kararına yerel mahkemece 2/12/1998 günlü oturumda uyulmuştur.
Bu karar taraflar yönünden usuli kazanılmış hakları sağlar ve doğurur. Bu hakkın doğumundan sonra karardan dönmek hukuken mümkün olmadığı gibi mahkemece direnme kararı da verilemez. O nedenle Özel Dairenin bozması doğrultusunda işlem yapılmak üzere direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 8/12/1999 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy