(6762 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.5.1997 tarih ve 1996/310-1997/339 sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 3.12.1997 tarih ve 1997/7133-10262 sayılı ilamı ile; (... TTK'nin 8/2. maddesi hükmünde, ticari iş mahiyetinde olan karz akitlerinde 3 aydan aşağı olmamak üzere tahakkuk ettirilen akdi faizin ana para ekleneceği ve yeniden akdi faiz yürütüleceği belirtilmelidir.
Ayrıca taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 3. maddesinde kullandırılan krediye 30/6 ve 30/12 dönemlerinde tahakkuk ettirilecek faizin derhal ödenmesi, ödenmez ise ayrı bir hesaba alınarak yeniden adi faiz işletileceği kararlaştırılmıştır.
O halde mahkemece, kredi borcuna 30/6 ve 30/12 dönemlerinde tahakkuk ettirilecek akdi faiz ve ferilerin ayrı bir hesaba alınıp veya ana paraya eklenerek yeniden akdi faiz işletilmesi ve temerrüt tarihine kadar oluşan asıl alacağın bu şekilde tespiti gerekirken, olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporu ile alacağa basit faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi, ipotek ile teminat altına alınan alacak için yapılan icra takibinde ipotek limiti dışında faiz istenemeyeceğinden, bu asıl alacak yönünden ipotek limiti dışında kalan alacak için açılan icra takibinde temerrüt faizi talep edebileceği gözetilmeden istemin reddi isabetsizdir.
Kabul şekli itibarıyla da davalının yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmediği dikkate alınmadan davalı yararına vekalet ücreti verilmesi yanlıştır...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: 1- Davacı vekili.
2- Davalılar vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar davalılar tarafından temyiz edilmemiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, özel dairece bozulmuştur.
Hal böyle olunca mahkeme kararı hükme temyiz etmeyen davalılar S. Turizm ve Ticaret A.Ş. ve T.S.G. yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda haklarında hüküm kesinleşmiş olan davalıların direnme kararını temyize hakları bulunmamaktadır.
O itibarla davalılar S. Turizm ve Ticaret A.Ş. ve T.S.G.'nin temyiz istemleri reddedilmelidir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle bilirkişi raporunda açıkça ihtarname öncesi dönemde faize faiz olarak hesaplanan kalemlerin dikkate alınmadan hesaplama yapılmış olduğunun açıkça belirtilmiş olmasına göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Bozmadan önceki kararı temyiz etmeleri nedeniyle haklarındaki karar kesinleşmiş bulunan davalılar S. Turizm ve Ticaret A.Ş. ve T.S.G.'nin direnme kararını temyize hakları olmadığından, temyiz isteklerinin REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istik halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 3.2.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy