(1086 S. K. m. 427, 428) (6762 S. K. m. 644, 730) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.5.1998 tarih ve 1998/110-279 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19.10.1998 tarih ve 1998/4896-6173 sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili, davalının keşidecisi bulunduğu çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi ve talebe rağmen bedelinin de ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanılarak TTK'nın 730. maddesi yollaması ile TTK'nın 644. maddesine göre davacının, davalı hakkında sebepsiz zenginleşme davası açabileceğinin kabulünde, bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalı dava ve takip konusu çekin bir araba alım-satımında teminat olarak verilip, karşılıksız olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenle, davalı keşidecinin savunması üzerinde durulup haksız zenginleşmediği yönünden arsa delillerinin toplanıp değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek ve gerekçesiz olarak davanın kabulü isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, gereği görüşüldü:
Karar: Dava icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar özel dairenin yukarıda belirtilen kararı ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme, icra takibine dayanak yapılan çekin dava dışı üçüncü kişiler arasındaki otomobil satımı sırasında teminat olarak verildiğine ilişkin savunma ve delilerinin yargılama sırasında ileri sürülmediğini, bu nedenle bu savunma ve delillerin temyiz aşamasında göz önüne alınamayacağını gerekçe göstererek direnme kararı vermiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli ilam harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy