(2004 S. K. m. 58, 67)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali, tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi`nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.02.1996 gün ve 1994/597, 1996/107 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi`nin 15.06.1997 gün ve 1996/7592, 1997/4957 sayılı ilamı ile; "... Davalının sahibi bulunduğu ... ve ... Premier kartlarını kullanarak yabancı ülke uçağı ile yurt dışına çıkış ve yurda dönüş yaptığı, biletini de yabancı şirket temsilciliğinden aldığında uyuşmazlık yoktur.
Davalının sahip olduğu kartların uluslararası işlemlerde kullanılabilir nitelikte olduğu ve bu niteliği itibariyle de, yabancı uçak şirketinden kredi ile bilet satın alma olanağını sağladığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı yolculuğunu yabancı şirkete ait uçakla yapmayı tercih etmiş ve ilgili temsilciliğinden biletini almıştır. O halde bilet ücretinin kendisinden döviz olarak talep edileceğini bilebilecek durumdadır. Nitekim, davacı banka, davalının TL olarak aldığı bilet ücretini Dolar olarak ödemek zorunda kalmış ve davalıya gönderdiği hesap özetiyle de ödediği Doların kendisine iadesini istemiştir. Davalı bankanın bu isteğine karşı çıkmamış ve fakat tanınan sürede borcunu ödemediği için icra takibine muhatap olmuştur. Davalı bilet ücretini peşin ödemeyip kredi kullandığına göre, bankanın yabancı şirkete ödemek zorunda kaldığı Dolar miktarı kadar borçlanmış olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek itirazın iptaline karar verilmek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar oluşturulmasında isabet görülmemiştir..." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacı vekili.
Karar: Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu`nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.`nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.04.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy