(743 S. K. m. 618, 650)
Dava: Taraflar arasındaki "müdahalenin men'i ve kal'e ilişkin asıl dava, iptal ve tescile ilişkin birleştirilen" davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davanın reddine, ek davanın kabulüne dair verilen 25.12.1998 gün ve 1998/43 E-268 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.3.1999 gün ve 1999/1240-1827 sayılı ilamı;
(... Davacı 20 ada 9 parselin maliki olduğunu, davalının hiçbir hakkı olmadan bu yere ev yaparak tecavüz ettiğini, elatmasının önlenmesini ve evin yıkılmasını talep etmiştir. Dava H. D. mirasçıları ise bu yeri murislerinin 20 yıl önce satın aldığını ve ev yaptığını, davacının buna ses çıkarmadığını, nitekim davacı kendi evini de kaydırarak 8 sayılı parsele yaptığını, bu nedenle iyiniyetli olduklarını belirterek Medeni Kaunun 650. maddesine dayanarak tapunun iptali ile adlarına tescilini isteyen dava açmışlar ve bu dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. Mahkeme elatmanın önlenmesi ve kal davasını red etmiş, Medeni Kanunun 650. maddesine dayalı tapu iptal - tescil davasını kabul etmiştir. Hükmü davacı - davalı vekili temyize getirmiştir.
Davacı - davalı S. K. tapuda 20 ada 9 parselin, davalı - davacı H. ise 9 ada 68 parselin malikidir. Dava konusu ev halen 20 ada 9 parsel üzerindedir. Bu taşınmazların öncesi bir bütün halinde Belediye'ye ait tapulu mal iken, Belediye parselasyon yaparak bunları arsa haline getirmiş ve parselasyon planına göre 9 ada 9 parseli 1971 tarihinde tapudan S. K. K.'a satmış, yine parselasyon planına göre 10 ada 9 parseli de aynı yıl . K. adlı şahsa satmıştır. Y. K. burayı tapudan satın aldıktan sonra haricen H. D.'a satmış, o da satın aldığı yer sanarak 1975'de nizalı parsele evini yapmıştır. Daha sonra bu bölgede kadastro çalışmaları yapılmış ve Belediyece yapılan parselasyon planı aynen kadastro tespitinde 9 ada 68 parsel numarası almıştır. Bu durumda davalı H. önceki parselasyonda satın aldığı 10 ada 9 parsele evini yapmış olsaydı şimdi evi kadastrodan sonra tausu kendisine geçen 9 ada 68 parselde kalacaktı. Bu durumda evini yaptığı zamanda davacıya ait 9 ada 9 parsele (Yeni 20 ada 9 parsel) tecavüzlü yapmıştır. Belediyenin yaptığı parselasyon ile kadastroun yaptığı çapta bir aykırılık yoktur. Belediyenin yaptığı parselasyon planı aynen çapa geçmiştir, iyi ve özenle bir araştırma yapılsa idi bu tecavüzler olmayabilirdi. Bu nedenle davalı H.'in iyiniyetli olduğunun kabulü yerinde değildir.
Sonuç itibariyle davalı - davacı H. D. mirasçılarının açtığı Medeni Kanunun 650. maddesine dayalı iptal tescil davasının subjektif koşulu oluşmadığından reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 13.10.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy