(743 S. K. m. 4, 143, 152)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen 23/12/1997 gün ve 1996/843 E-1997/1161 K. sayılı kararın incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23/3/1998 gün ve 1998/2007 E. 3488 K. sayılı ilamı ile; (... 1- Dosyadaki yazılara Kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre temyiz eden karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanmaya neden olan olaylarda karşı davacı kadına atfedilecek bir kusur yoktur.
a) Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muhtazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden halleder olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. m. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun bir maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b) Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesin de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. m. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun bir manevi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Takdir edilen maddi ödencenin miktarı konusunda değerlendirme ve inceleme yapılmadığından bu yönde değerlendirme ve inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine,
2- Medeni Kanunun 143/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler, kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir surette halleder etmiş ise, hakimin manevi tazminata hükmedebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı ve karşı davacı Ş. Biricik'in hiçbir kusurunun olmadığı, karşı taraf ise tam kusurlu olup, karısını dövmek tehdit etmek ve hakaret etme eylemi (Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1996/656-96 SK. İle Koca; TCK 454/4; 457/1, 193/1-182/3 maddesi gereği, karısı haklarına ağır saldırı teşkil etmektedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralı (MK. Md.4) dikkate alınarak yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. Kaldı ki maddi ödence yönünden, bozma kararına uyulmuş ve davalı Şule kusursuz kabul edilerek yararına ödenceye hüküm edilmiştir. Maddi ödenceye ilişkin kabul, manevi ödence yönünden de usulü kazanılmış hak oluşturur. Bu yönün de dikkate alınmamış olması isabetsizdir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Davacı - karşı davalı vekilinin maddi ödence ile ilgili temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden dosyanın Özel Daireye gönderilmesine,
2- Davalı-karşı davacı vekilinin manevi ödenceye ilişkin itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy