(743 S. K. m. 294) (4721 S. K. m. 298, 299)
Dava: Taraflar arasındaki "tanımaya itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara Asliye 26. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 9.4.1997 tarih ve 1996/857-1997/224 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2.10.1997 tarih ve 1997/8485-9974 sayılı ilamı ile; (... Medeni Kanun'un 294. maddesi, Hazine veya herhangi bir ilgilinin öğrendiği günden itibaren üç ay içerisinde yetkili ahvali şahsiye memurunun bulunduğu yer mahkemesinde tanınmaya itiraz edilebileceğini öngörmüştür. Davacı tanıyanın eşidir. Dava açmakta hukuki yararı mevcuttur. Bu yönden davanın reddi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş; husumeti tanıyana, anneye ve çocuk için tayin ettirilecek kayyıma yöneltmek gösterdikleri takdirde delillerini toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik hasımla yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.12.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy