(1086 S. K. m. 195) (743 S. K. m. 4, 9, 21)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 9.3.1998 gün ve 1996/1022 E - 1998/169 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.5.1998 gün ve 1998/5207-6423 sayılı ilamı ile; (
Medeni Kanunun 9/son maddesi, boşanma davasının davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılacağını öngörmüştür. Kocanın ikametgahı kadının ikametgahıdır (MK. m. 21). Nüfusa kayıtlı olunan yer karine olarak ikametgahıdır. (MK. m. 4) Davalı süresinde yetki itirazında bulunmuştur (HMUK. m. 195). Yetki itirazında bulunurken de yetkili mahkeme açık biçimde gösterilmiştir. Tarafların son defa altı ay birlikte Antalya'da oturdukları ispatlanmamıştır. Kocanın Elmalı nüfusuna kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davalının (kocanın) ikametgahı Elmalıdır.
İlk itirazların Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 187. maddede gösterilen sıraya göre incelenmesi gerekeceğinden derdestlik konusunun tartışılmasına girilmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle yetki itirazında yetkili mahkeme açıkça gösterilmemiş olmakla beraber davalının hangi mahkemenin yetkili olduğunu bildirmek istediği itiraz dilekçesinden anlaşılabiliyorsa yetki itirazının geçerli sayılması gerektiğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 07.04.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy