(743 S. K. m. 643)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 8. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 19.2.1998 gün ve 1996/416-1998/82 sayılı kararının incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6.7.1998 gün ve 1998/7558-8503 sayılı ilamı ile; ( ...1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre temyizde hukuki yararı olmadığından M. E.'in temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- M. E. on iki yıl kayden malik ve zilyet olduktan sonra dava konusu taşınmazı davalı Hakan'a temlikte bulunmuştur. Bu kadar uzun bir süre maliklik ve zilyetlik üçüncü kişilere güven verir. Davalı Hakan kız kardeşinin evliliği suretiyle diğer taraflara akraba olmuştur. M. E. ile, Firdevs arasındaki iç ilişkileri bilmesi gerekmez. Aksini ortaya koyacak delilde yoktur. Diğer yandan M. E. ile Firdevs arasında Sükna sözleşmesi yapılmak istendiği bu yolda yazılı bir belgede düzenlendiğine göre M. E. ile Firdevs arasında muvazaalı temlik olmadığı da düşünülebilir. O halde Hakan hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru değildir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemece, davanın davalı M. E. Dönmez yönünden husumetten reddine, diğer davalı Hakan Sinoplu yönünden davanın kabulüne ilişkin kurulan hüküm davalı M. E. Dönmez ve diğer davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Özel Dairece davalı M. E. Dönmez'in tüm temyiz itirazları reddedilerek, diğer davalı yararına bozma kararı verilmiştir. O nedenle davalı M. E. Dönmez yönünden hükmün kesinleştiği açıktır.
Bu durumda hakkında hüküm kesinleşmiş bulunan davalı M. E. Dönmez'in direnme kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. O halde davalı M. E. Dönmez'in temyiz istemi reddedilmelidir.
2- Davalı Hakan'ın temyizine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Hakkında hüküm kesinleşmiş bulunan M.E. Dönmez'in direnme kararını temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın iadesine,
2- Davalı Hakan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.05.1999 gününde ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy