(743 S. K. m. 162/2, 137)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Beyoğlu Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17/7/1997 gün ve 1995/263, 1997/529 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10/12/1997 gün ve 1997/12641-13/09 sayılı ilamı ile; (.... 1- Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (MK. m. 162/2, 137). Kaldı ki istek olmasa bile kararın kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (MK. 137). O halde ken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Davalı tanıkları tarafların Ankara'da okuyan çocuklarının evinde yaz aylarında bir araya gelip karı koca yaşantısını sürdürdüklerini açıklamışlardır. Davacının tanığının sözleri tarafların İstanbul'da bir araya gelmediklerine ilişkindir. Davalı tanıkları ortak çocuklarıdır. Aileye en yakın kişilerdir. Evlilik birliğinin ayrılık dönemi içinde kurulduğu dikkate alınmadan boşanmaya kara verilmesi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile, direnme kararını Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.02.1999 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy