(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma-nafaka" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce boşanma davasının reddine, nafakanın kısmen kabulüne dair verilen 22.12.1998 gün ve 1998/1005 E.-1998/1049 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.4.1999 gün ve 1999/1882 e.-1999/3658 K. sayılı ilamı;
(... Davacının olayları hoşgördüğüne dair delil bulunmamaktadır. Kooperatif payının ve otomobilin devrinden sonra da olaylar devam etmiştir.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının davacıya bıçakla saldırdığı, kulağına yağ dökerim diye tehdit ettiği ve ağzına ... ederim dediği, bunlara karşı davacının da başka kadınla ilişki kurduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, M.K. 134/1 maddesine dayalı boşanma istemine ilişkin olup, mahkemece, boşanma davasından kısa bir süre önce gerçekleştirilen devirler ve tüm delillere göre davacının davalı eşinin kusurlu hareketlerini bağışladığı, maddedeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Özel Daire'ce yukarıda belirtilen nedenlerle oyçokluğu ile bozulmuş mahkeme önceki gerekçelerle kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 24.11.1999 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy