(506 S. K. m. 79)
Taraflar arasındaki hizmet tesbiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Salihli Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.12.1997 gün ve 1995/304- 1997/644 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.5.1998 gün 1998/3367-3975 sayılı ilamı;
(
Davacı, davalıya ait kamyonda şoför olarak 27.9.1992-30.11.1993 tarihleri arası çalıştığını, sigortaya 5.1.1993 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğini ancak anılan süre için bordro verilmeyip primde ödenmediğinden bu süre içinde çalıştığının tesbitini talep etmiştir. İstem, Mahkeme reddedilmişse de bu sonuç usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Gerçekten, davalı işverence sunulan irsaliyelerde davacının talep ettiği dönem bulunmamakta ise de, bu döneme ilişkin kimi süreler için noksan irsaliyelerin davacı tarafından ibraz edildiği ve davacının adına sürücü olarak düzenlediği görülmektedir.
Öte yandan, davacıya ait çalışma karnesinde de davalıya ait araçta 1992 yılı 9. Ayından 12. Ayına kadar görevli olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık ifadeleri de çalışma olgusunu doğrulamışlardır.
Mahkemece, yapılacak iş; mübrez bu belgelerdeki bilgiler değerlendirilip çelişkiler giderilerek gerçek durumun ortaya çıkarılması gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy