(743 S. K. m. 618, 641, 679)
Dava: Taraflar arasındaki "suya vaki elatmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 14.10.19998 gün ve 1994/458 E-1998/885 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargatay 3. Hukuk Dairesi'nin 24.12.1998 gün ve 1998/12797-13233 sayılı ilamı;
(... Davacı köy; davalının 3/5 oranında, kendilerininde 2/5 oranında ortaklaşa kullandıkları Camuzpınarı Kaynığı'na yakın mesafede davalı belediyenin kazı yaparak su çıkardığını, bununda Camuzpınarı Kaynağı'nın debisini azalttığını beyanla, davalının suya müdahalesinin men'ini talep etmiştir.
Davalı belediye; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Hidrolog bilirkişi raporuna göre, davalı belediyenin açtığı kaynak suyunun, tarafların ortak kullandığı Camuzpınarı Kaynağı'nın debisini azalttığının saptandığı belirtilerek, davalının sonradan açtığı su görüzen müdahalesinin men'ine ve bu su gözesinden boru ile su naklinin men'ine karar verilmiştir.
Davalı belediyenin açtığı su kaynağı, genel sudur. Genel sudan herkes, kadim ve öncelik hakkı olanların hakkını ihlal etmeden faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
O halde; tarafların suladığı alan tespit edilerek,
a) Eğer Camuzpınarı Kaynağı'nda kalan su tarafların ihtiyacını karşılıyorsa; davalı belediyenin açtığı bu kaynaktan yararlanmasına,
b) Eğer Camuzpınarı Kaynağı'nda kalan su tarafların ihtiyacını karşılamıyorsa davalı belediyenin sonradan açtığı davaya konu kaynağın, Camuzpınar'ı kaynağının debisini azalttığı da dikkate alınarak, Camuzpınar Kaynağı'na eksik kalan ihtiyaç kadar bu sudan aktarma yapılmasına, kalan sudan davalının yararlanmasına ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) 20.10.1999 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy