(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manavgat Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 12.6.1997 tarih ve 1996/326, 1997/235 sayılı kararın incelenmesi, davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.7.1998 tarih ve 1997/10075-1998/524 sayılı ilamı ile; (... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmaz için yersiz olarak açılan ihalenin feshi davası dolayısıyla pay parasının geç alınmasından kaynaklanan tazminata ilişkindir.
Davacı geç almanın mevduat faiz ölçüsünce zarar oluşturduğunu ileri sürmüş ve yerel mahkemece aynı esas üzerinden tazminat hesaplanarak ödetme kararı vermiştir. Oysa, zararın ispatı davacıya düşer. Bu bakımdan davacıya zararın oluşma olguları açıklattırılıp, ona göre kanıtlarının istenmesi ve davanın gereğinde karşı delilleri ile karşılaştırılarak varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece anılan yönde açıklama ve araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmazla ilgili yersiz olarak açılan ihalenin feshi davası nedeniyle, davacı payına düşen paranın geç alınmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece paranın geç alınmasının mevduat faizi ölçüsünde zarar oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, özel daire tarafından, zararın ispatının davacıya düşeceğinden, zararın oluşma olgularının davacıya açıklattırılıp bu konudaki kanıtlarının istenmesi ve gerektiğinde karşı delillerin de sorulup değerlendirilmesi suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Ülkemizde mevcut ekonomik durum ve enflasyon nedeniyle paranın alım gücünü yitirdiğinin herkesçe bilindiği ve bilinebilecek durumda olduğunun açık olması karşısında, mahkemenin davacının pay parasını davalının açtığı dava nedeniyle geç almasından dolayı zararının doğduğu ve bunun ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmadığı yolundaki direnmesi yerindedir. Ancak zararın tutarı bakımından ileri sürülen temyiz itirazları dairesince incelenmediğinden, bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya özel dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle zararın oluştuğu ve kanıtlanması gerekmediği yolundaki direnmesi uygun olduğundan, zararın tutarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine 03.11.1999 tarihinde, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy