(3533 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 28.1.1997 gün ve 1995/76, 1997/14 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 1.6.1998 gün ve 1998/1190-4131 sayılı ilamı ile;
..... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının gerçek kişi olan davalılar R. ve K.'e yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının TEK hakkındaki temyizine gelince;
3533 sayılı kanunun 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel dairelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklarda adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar, o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. Mahkemece tarafların durumları gözetilerek sözü edilen yasa buyruğu uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmek gerekirken işin esasının incelenmiş olması bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.1998 gün ve 1190-4131 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle 8.6.1984 tarihli 233 sayılı kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesine göre teşkilatlanan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ana statüsünün 3/5. maddesinde; teşekkülün sermayesinin tamamının devlete ait olduğunun belirtilmiş bulunmasına göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, iste halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 27.10.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy