(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 80)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Divriği Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 1.7.1997 gün ve 1996/81- 1997/114 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 21.1.1998 gün ve 1998/18749-255 sayılı ilamı ile;
( ...Kamulaştırma davaya konu edilen Kayaburun köyü 216 parsel için yapılmıştır. 6u parselin tapu maliki H. Kabaktır. Kamulaştırma evrakında davacının adı H. Kaybaki olarak yazılmış ve tescil davası da H. Kaybaki aleyhine açılmış adı geçenin dava tarihinden önce öldüğünün tespit edilmesi üzerine Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi uyarınca tapu malikinin mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Dava dilekçesinde tapu malikinin adının H. Kabak yerine, H. Kaybaki olarak yazılmış olması HUMK. nun 80. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün yazım hatasından ibarettir. Bu konuda davacı idare vekiline imkan tanınması ve sonucuna göre işin esasına girilmek suretiyle hüküm, kurmak gerekirken davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması.
Doğru görülmemiştir
.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.1.1998 gün ve 1998/18749-255 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle dava dilekçesindeki davalı adının davacı vekilince düzeltilmesinin sağlanmasından sonra Kamulaştırma Kanunun 14. maddesi gereğince tapu malikine tebligat yapılarak duruşmaya davet edilmesi, ölmüşse mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin tamamlanması gerektiğine göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 15.12.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy