(2577 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18/12/1997 gün ve 1997/274-1997/593 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6/7/1998 gün ve 9893-11175 sayılı ilamı ile;
(...Dava kamulaştırmasız elatmaya dayalı bedel istemine ilişkindir. Kamulaştırmasız elatmadan söz edebilmesi için idarenin taşınmaza fiilen elatması, mal sahibinin tasarrufunu engellemesi gerekir. Davaya konu teşkil eden taşınmaz tarla niteliğindedir. Henüz imar düzenlemesi yapılıp, yapılaşma imkanı olan bir arsa niteliğine dönüşmemiştir. Bu durum itibariyle taşınmazın sadece arazi olarak kullanılabilme imkanı mevcuttur. Davalı idare taşınmaza fiilen el atarak davacıların taşınmazı arazi olarak kullanmalarına engel olmamıştır. Taşınmazın tapu kaydına güvenlik bölgesi içinde kaldığının şerh edilmesi fiili elatma niteliğinde değildir. Esasen bu şerhin davalı Milli Savunma Müsteşarlığı tarafından tapuya kayıt ettirilmesi de mümkün değildir. Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, sair nedenle bozma yapılması isabetli değildir. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin açıklanan nedenle kabulüne; Dairemizin 30/4/1998 gün ve 3439-6554 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına, bozma nedenlerine göre ve bozmanın tabii sonucu olarak, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin de REDDİNE...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Savunma Sanayi Müsteşarlığı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6/7/1998 gün ve 9893-11175 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özelikle davcının idarenin uygulaması ile mülkiyet hakkına getirilen sınırlamalar nedeniyle taşınmazın değerinin düştüğünden bahisle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde tanımlanan tam yargı davasını idari yargı yerinde açabileceğine göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA 12.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy