(2942 S. K. m. 11) (2577 S. K. m. 2/1-b)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 18.12.1997 tarih ve 1997/273-1997/592 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 6.7.1998 tarih ve 9894-11174 sayılı ilamı ile; (... Dava kamulaştırmasız el atmaya dayalı bedel istemine ilişkindir. Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için idarenin taşınmaza fıilen el atması, mal sahibinin tasarrufunu engellemesi gerekir. Davaya konu teşkil eden taşınmaz tarla niteliğindedir. Henüz imar düzenlemesi yapılıp, yapılaşma imkanı olan bir arsa niteliğine dönüşmemiştir. Bu durum itibariyle taşınmazın sadece arazi olarak kullanılabilme imkanı mevcuttur. Davalı idare taşınmaza fiilen el atarak davacıların taşınmazı arazi olarak kullanmalarına engel olmamıştır. Taşınmazın tapu kaydına "güvenlik bölgesi" içinde kaldığının şerh edilmesi fıili el atma niteliğinde değildir. Esasen bu şerhin davalı Milli Savunma Müsteşarlığı tarafından tapuya kayıt ettirilmesi de mümkün değildir. Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, sair nedenle bozma yapılması isabetli değildir. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin açıklanan nedenle kabulüne, Dairemizin 30.4.1998 tarih ve 3439-6554 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına, bozma nedenlerine göre ve bozmanın tabii sonucu olarak, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin de REDDİNE...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan, yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 6.7.1998 tarih ve 9894-11174 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle davacının idarenin uygulaması ile mülkiyet hakkına getirilen sınırlamalar nedeniyle taşınmazın değerinin düştüğünden bahisle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla 2577 Sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde tanımlanan tam yargı davasını idari yargı yerinde açabileceğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.05.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy