(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine göre tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğlisi Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19/12/1996 gün ve 1991/1398-1996/552 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26/6/1997 gün ve 1997/9540-10556 sayılı ilamı ile; (...Dava, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi uyarınca kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan veya kamulaştırma hiç yapılmadan kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının bu taşınmaz ile ilgili her türlü dava hakkı 20 yıl geçmekle düşer. Bu süre taşınmaza el koyma tarihinden başlar.
Davaya konu teşkil eden taşınmazın kamulaştırmasına karar verilmiş ve ancak tebligat işlemleri yapılıp kamulaştırma tamamlanmamıştır. Taşınmaz, davacı Ereğli Demir Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketinin faaliyette bulunduğu alana dahil edilerek el konulmuştur. Davacı şirket özel şahıslarında ortak bulunduğu ticari bir kuruluştur.
Dava konusu taşınmazın bu fabrika sahası içerisine alınması kamu hizmetine ayrılması veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmesi olarak düşünülemez. Davacı şirkette Hazinenin de ortak oluşu kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilme unsurunu gerçekleştirici nitelikte değildir.
Davanın açıklanan nedenle reddi yerine kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26/6/1997 gün ve 1997/9540-10556 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle 7642 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünce davacının özel Hukuk hükümlerine tabi Anonim Şirket niteliğinde hükmi şahsiyete sahip bulunmasına, ayrıca Kamu iktisadi Teşekkülü (KİT) niteliğinde 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname kapsamında görülmemesine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy