(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 24.3.1998 tarih ve 1997/450-1998/571 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16.6.1998 tarih ve 1998/5282-5321 sayılı ilamı ile; (... Dava taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı 1.1.1996 tarihli sözleşme ile kiracı olan davalının kiralananı 31.12.1996 tarihinde boşaltmayı taahhüt ettiğini ve fakat verdiği taahhütnameye uymadığını iddia ederek bu davayı açmıştır.
Dayanılan taahhütnamenin geçerli olup olmadığı yönünden inceleme yapılırken, davalı bu kiralananın davacı tarafından üçüncü şahsa satıldığını bildirmiş ve dava tarihinden önce gerçekleşen bu satış sebebiyle davacının tahliye isteme hakkı kalmadığını belirtmiştir.
Tapudan gelen kayıt örneği ve cevapları davacının taahhütnameye dayanarak başlattığı icra takibinden sonra ve bu davanın açılmasından önce kiralananı üçüncü kişiye sattığı anlaşılmaktadır.
Davacı kira sözleşmesini yaptığında kiralananın maliki iken mülkiyet hakkını başkasına devrettiğine göre mülkiyet hakkı kadar kapsamlı olmayan kiralayanlık hakkını da kaybetmiş sayılır. Bu bakımdan bu sıfatla tahliye isteyemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 8.12.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy