(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 260)
Dava: Taraflar arasında "itirazın iptali ve tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 22.9.1998 tarih ve 1998/138-1168 sayılı kararın incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24.12.1998 tarih ve 1998/10935-11068 sayılı ilamı ile;
(... Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının 1.4.1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre, kiralananda kiracı olarak bulunduğunu, icra takibine konu kira borçlarını ödemediğinden haksız itirazının iptali ile temerrüdü gerçekleştiğinden, kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı, davacının malik olmadığını, Ankara Defterdarlığı, Hisar Emlak Müdürlüğü'nden gelen ecrimisil ihbarnamesi üzerine, ecrimisil bedellerini Hazine'ye ödediğini, artık davacının vekaletsiz iş gören olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesinin, halen geçerliliğini koruduğunu, davalının istenen kira borçlarını, talep etme hakkı olan davacıya ödemediğini ve yaptığı ödemelerden dolayı davacı tarafı bilgilendirmediği ve temerrüdün gerçekleşmesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar vermiştir.
1.4.1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre, kiralayanın davacı A. Merkez Camii Yaptırma Derneği olduğu, sözleşmesinin yapıldığı tarihte kiralayanın malik olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kiralamanın bulunduğu taşınmaz Hazine adına, 19.9.1995 tarihinde tescil edildiği davacı dernek adına herhangi bir tahsis işlemi yapılmadığı görülmüştür.
Davacının mülkiyet hakkı sona erdiğinden kiralayanlık sıfatı da sona ermekle temerrüt nedeniyle bu davayı açma hakkı yoktur. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.04.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy