(1086 S. K. m. 8) (6570 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 3.12.1998 tarih ve 98/1025-1459 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 4.2.1999 tarih ve 1999/369-614 sayılı ilamı ile; (... Dava, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme görevsizlik kararı vermiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili kiralananın müvekkilinin murisi tarafından dava dışı M. Ç.'ye kiralandığı halde, sözleşmeye aykırı olarak davalı şirkete devredildiğini, davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek taşınmazdan tahliyesini istemiştir.
Mahkeme taşınmazın değerini esas alarak davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle, görevsizlik kararı vermiştir.
Davanın dayanağını, 6570 sayılı yasanın 12. maddesi teşkil etmektedir. HUMK'nun 8/II-1. maddesi gereğince "kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi, yahut tespit davaları bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara Sulh Hukuk Mahkemesi'nce bakılacağı belirtilmiştir. Mahkemenin yasanın bu açık hükmüne rağmen görevsizlik kararı vermesi doğru değildir. İşin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunması, usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması icap etmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 16.06.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy