(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.11.1998 gün ve 1998/72 - E.1363 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.12.1998 gün ve 1998/11258-11220 sayılı ilâmı:
(... Dava konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
6570 sayılı kanunun 7/b-c-ç maddeleri uyarınca açılacak davalarda dava hakkı kiralayana aittir. Davalı davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarsa bunu davacının ispat etmesi gerekir. Kiralayanın dava hakkı mutlak olup malik olma şartı yoktur. Kiralayan durumunda olmayan malikinde bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Ancak, kiralanan müşterek mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması iştirak halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm iştirakçilerin katılmalarının temini gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir ortak tarafından açılan davada sonradan duruşmada ortakların davaya muvafakat beyanlarının alınması veya buna ilişkin imzaların noterce tasdikli belgenin ibrazı veya müşterek avukata vekaletname verme suretiyle de sağlanır. İştirakli durumda bu temin edilmezse M.K. 581-630 maddeleri uyarınca tapu maliki murisin terekesine mümessil tayin ettirilerek mümessil huzuriyle dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin bu hususun re'sen göz önünde tutulması icabeder.
6570 sayılı yasanın 7/b ve c maddesi kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açabileceğini sınırlı olarak saymıştır. Buna göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malikin kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut veya işyeri ihtiyacı için dava açabilir. Bunların dışındaki bir kimsenin ihtiyacı için dava açma imkanı yoktur.
Olayımızda: Davacı Ş. Baktaş halen İzmir'de kirada oturduğunu, artık Ankara'da oturmak istediğini ve yurt dışında bulunan oğlunun eşyalarının da kiralık bir evde durması nedeniyle kiralananda kendisinin oturup oğlunun eşyalarını da koyacaklarını bildirerek bu davayı açmıştır.
Dava konusu yere ait yazılı sözleşme 1.10.1989 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup davalı ile M. Başoğlu arasındadır. Bu sözleşmeye göre davacı kiralayan olmayıp tapu kaydına göre de tek başına malik değildir. Kendisinden başka 5 paydaş daha vardır. Diğer paydaşların dava sırasında dahi muvafakat etmeleri mümkün ise de bu yönde bir açıklama yapılmamış ve tek başına davacının açtığı davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan esaslara göre davanın dava hakkı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi,
Usul ve Yasa'ya uygun bulunmadığından hükmen bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verdiği karar; Özel Dairece, kiralanan müşterek mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, iştirak halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm iştirakçilerin katılımlarının temini gerektiği, bu koşulların birlikte dava açma müşterek avukata vekaletname verme suretiyle sağlanacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
Oysa davacı ile birlikte diğer paydaşların ortak Avukat Ç. Doğan Çimen'e dava açarken vekaletname verdikleri böylece davaya onam koşulunun tamamlandığı belirlenmiştir.
O nedenle yerel mahkemenin davacı vekilinin dava açarken diğer paydaşlardan vekaletname aldığı yolundaki direnmesi yerindedir. Ancak işin esasına ilişkin temyiz itirazları Özel Daire tarafından incelenmediğinden dosya Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy