(743 S. K. m. 658, 659)
Taraflar arasındaki şufa davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın görev yönünden reddine dair verilen 29.12.1998 gün ve 1998/775 - 1629 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 9.3.1999 gün ve 1999/2014 - 2086 sayılı ilamı;
(... Dava, şufalı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme görevsizlik kararı vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı, davalıya 6.8.1997 tarihinde yapılan pay satışı nedeniyle 18.5.1998 tarihinde açmış olduğu iş bu davayla şufalı payın iptaliyle adına tescilini istemiştir. Davalı şufalı payı tapuda gösterilen bedel üzerinden değil, daha fazla bedelle satın aldığını, davanın süresinde açılmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme taşınmazda keşif yaparak şufalı payın değerini tespitle görevsizlik kararı vermiştir.
Şufa davalarında mahkemenin görevi satış bedeline tapuda yapılan masraflar eklenerek tayin edilir.
Olayımızda; Şufalı pay 1.8.1997 tarihinde 11.000.000,- TL. bedelle davalıya satılmıştır. Dava 18.5.1998 tarihinde açılmıştır. Tapuda yapılan pay satışından uzun süre haberdar olunmadığı iddiasıyla geç açılan davalarda satış tarihiyle dava tarihi arasındaki enflasyon gibi objektif, ekonomik değişiklikler sebebiyle şufalı payın dava tarihindeki değerinin şufa bedeli olarak kabulü gerektiğine ilişkin içtihadın şufa hakkı uzunca bir süre geçtikten sonra kullanılmadığı için bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Kaldı ki davalının bu görüş istikametinde bir savunması da yoktur. Sadece payı tapuda gösterilen bedelle değil daha yüksek bedelle aldığını savunmuştur. Akdin tarafı olan davalının bu yolda ileri sürdüğü savunmasını dinleme olanağı yoktur. Bu durumda davaya bakma Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevinde bulunduğundan, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy