(818 S. K. m. 260)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.12.1998 gün ve 1998/1683 E- 1736 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.4.1999 gün ve 1999/3191-3184 sayılı ilamı ile; (.... Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.8.1996 başlangıç tarihli 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin ön sahifesinde kiracı kısmında Vehbi Taş yazılı ise de, arka sahifesinde kiracı kısmında Silvanlı Deri inşaat Ticaret Limitet Şirketi kaşesi ve imza bulunmaktadır. Bu durumda kiracının kim olduğu anlaşılamamaktadır. Bu husus üzerinde durulmadan, kiracının kim olduğu tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.4.1999 gün ve 1999/3191-3184 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle kira sözleşmesinde şirket kaşesinin vurulup imzalanan bölümdeki kişinin kira sözleşmesinin tarafı olduğuna, hükmün infazında tereddütler ve güçlükler yaratılmaması için davanın kira akdinde taraf olana yöneltilmesi gerekmesine hal böyle olunca sözü edilen şirket kaşesi üzerindeki imzanın yöntemine uygun biçimde davalı Vehbi Taş'a ait olup olmadığının saptanması ona ait ise bu kez şirketi temsile yetkili olup olmadığının Ticaret Sicilinden imza sirküleriyle karşılaştırılıp değerlendirilerek anılan davalının pasif husumet ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenmesi sonucuna göre husumet yönünden bir karar verilip yargılamanın yürütülmesi gerekmesine göre; Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Vasisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy