(3402 S. K. m. 9, 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bigadiç Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.5.1997 gün ve 1996/42 E.-1997/10 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 2.2.1998 gün ve 1997/6279 E.-1998/285 K. sayılı ilamıyla; (...Kadastro sırasında 125 ada 62 parsel sayılı 568349 m2. yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 61 sayılı parsele uygulanan emlak vergi beyan kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Mehmet Kurt taşınmazın 61 sayılı parselle bütün olarak zilyetliğinde bulunduğunu öne sürerek birlikte tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 125 ada 62 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı 61 parsel sayılı taşınmaza uygulanan emlak beyannamesinde miktar 3 dönüm olarak gösterilmiş ve bu miktar taşınmaz 61 sayılı parselde kayıt maliki adına tesbit edilerek kesinleşmiştir. Kaydın etrafında hali ve Hazine adına tescil edilen taşınmazlar bulunmaktadır. Bu durumda emlak kaydının sabit sınırlı olduğu kabul edilemez. Davacının beyannamede miktar göstermiş olması kendisini bağlar. Miktar fazlası olan dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin beyanname tarihi olan 1981 yılından sonra başladığının kabulü gerekir. Davacının beyan tarihinden sonra taşınmazda sürdürdüğü zilyetlik tesbitinin yapıldığı 1994 yılına kadar 20 yıla ulaşmamıştır. Şu hale göre, 3402 sayılı kanunun 14.maddesi hükmündeki koşullar davacı yararına gerçekleşmemiştir. Mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delilleri değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Mahkemenin emlak beyannamesinde gösterilen miktarın kişiyi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar Yüksek Özel Dairece emlak beyannamesinde davacının miktar göstermiş olmasının kendisini bağlıyacağı, miktar fazlası kısım üzerindeki zilyetliğin 1981 beyanname tarihinden sonra başlaması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, daha önce Hukuk Genel Kurulunun aynı konuda vermiş olduğu 21/5/1997 gün ve 1997/7-5 Esas, 1997/438 Karar sayılı ilamı ile benimsenmiş ilke esas alınarak direnme kararı verilmiş olup, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Ne var ki, işin esası incelenmediğinden gerekli incelemenin yapılması için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme kararının ONANMASINA, işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine, 07.04.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy