(6831 S. K. m. 17)
Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çelikhan Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.9.1997 gün ve 1996/99-1997/281 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 12.2.1998 gün ve 1998/12-409 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında 101 ada 162 parsel sayılı 30828,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya, zilyetliğe dayanılarak davalı Mehmet Kartal adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Dava sırasında da taşınmazın ormandan açıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, tespit gününde taşınmaz üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, taşınmazın tüm çevresi devlet ormanı ile çevrili olup taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunun 17.maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Anılan yasa hükmüne göre bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı Hazine temsilcisi
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.02.1999 gününde, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy