(818 S. K. m. 213) (743 S. K. m. 581, 629, 630) (1512 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasındaki "tespitin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silivri Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6/3/1995 gün ve E. 89/132 K. 95/10 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11/3/1997 gün ve E. 97/3 - K. 97/1356 sayılı ilamı ile; ( ... Kadastro sırasında 468 parsel sayılı 10100 m2, 956 parsel sayılı 1682 m2, 1023 parsel sayılı 7800 m2, 1209 parsel sayılı 8400 m2 yüzölçümündeki taşınmazların 2/4 payının Fahrettin A., ¼'er payının Ayşe Muammer F. ile Fatma Muazzez F., 1350 parsel sayılı 9350 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2/4 payının Hayrettin A., ¼'er payının Ayşe Muammer F. ile Fatma Muazzez F. adlarına pay tapu kayıtlarına tapu dışı ifraza, paylaşmaya, pay bağışına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen davacılardan Fahrettin ve Hayrettin A., Ayşe Muammer ve Fatma Muazzez F.'ların dayandıkları tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini bu nedenlerle taşınmazların tamamının adlarına tescilli gerektiğini, Sebahat K. ve arkadaşları ise taşınmazın ortak miras bırakanları Emine B.'a ait olduğunu, payları bulunduğunu, paylarının adlarına tescili gerektiğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra davacıların davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmazların tespite esas alınan aynı kökten gelen pay tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Davacılar Fahrettin A. ve Hayrettin A. ile davalılar Saliha Mübeccel D. ve paydaşları arasındaki uyuşmazlık Saliha Mübeccel Dayı ve paydaşlarının dayandığı tapu kaydının hukuksal değerini koruyup korumadığı noktasında toplanmaktadır. Davalılar adına oluşan 5/5/1971 günlü 6 sayılı tapu kaydının Behruz Ağa Vakfından geldiği ve icareteyinli olduğu tapu kayıt maliki Emine S. 1929 yılında ölmüş ise de adı geçen ve mirasçıları tarafından taviz bedelinin ödenmesi için verilen yasal sürelere göre vakfın 13/12/1955 gününe kadar kayden malik durumunda bulunduğu, bu tarihten itibaren Emine S. mirasçılarının mülkiyetini mutasarrıflarına geçmesi için yasada öngörülen 20 yıllık süre dolmadan Emine S. mirasçılarının taviz bedelini ödeyerek 5/5/1971 günlü 6 nolu kayıt ile adlarına intikal yaptırdıkları böylece davalı Saliha Mübeccel Dayı ve paydaşlarının dayandığı ½ payın hukuksal değerini koruduğu toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu durumda tapu kaydına değer verilerek dava konusu taşınmazların yarı payının Emine S. mirasçıları, davalılar Saliha Mübeccel Dayı ve paydaşları adlarına tesciline kara verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlere davacı-davalı Fahrettin A. ve Hayrettin A.'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 180.000 lira ilam harcının adı geçenlerden alınmasına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen Saliha Mübeccel D. ve paydaşları yararına takdir olunan 5.000.000 lira avukatlık ücretinin Fahrettin A. ve Hayrettin A.'tan alınarak Saliha Mübeccel D. ve paydaşlarına verilmesine, oybirliği ile,
2- Davacılar Sebahat K. ve paydaşlarının temyizine gelince; Dava konusu taşınmazların tespite esas alınan davalı Saliha Mübeccel D. ile davacı Sebahat K. ve paydaşlarının miras bırakanı Emine B. adına oluşan pay tapu kaydının kapsamında kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi taşınmazların tapu kaydının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Davacı Sebahat K. ve paydaşları tapu kaydına, tapu dışı paylaşmaya göre miras bırakanları Emine B. payına düşen taşınmazların Emine B. tarafından torunu Necmi Ö.'e yapılan 27/7/1971 günlü satış senedi ile Necmi Ö. tarafından davacı-davalı Fahrettin ve Hayrettin A.'a satışla ilgili 1/11/1974 günlü satış vaadi sözleşmesinin geçerli olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Mahkemece tapu dışı satış senedi ile satış sözleşmesinin dava konusu taşınmazlara ait olduğu davalılar yararına tapu dışı satış koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Toplanan delillere göre 27/7/1971 günlü satış senedi ile 1/11/1974 günlü satış vadi senedinin dava konusu taşınmazlara ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece Hayrettin ve Fahrettin A. yararına tapu dışı satış ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tapu kaydında paydaş olan ve tapu dışı paylaşma ile taşınmazların maliki olduğu belirlenen Emine B. 27/7/1971 günlü senetle taşınmazları torunu Necmi Ö.'e satıp zilyetliğini devretmiş ise de Emine B. 20/3/1973 tarihinde ölmüştür. Ölüm tarihinden sonra Necmi Ö. Emine'nin mirasçısı olmuştur. Necmi Ö. taşınmazları tapu dışı Emine B.'dan 27/3/1971 tarihli senetle satın almasına rağmen bu satışı dikkate almayarak bu harici satıştan hiç söz etmeksizin taşınmazlardaki miras payını Fahrettin ve Hayrettin A.'a satışını vadetmiştir. Diğer senedindeki tüm sözler satıcı görülen Necmi Ö.'ü bağlar. Her ne kadar 1/11/1974 tarihli senet içeriğinde taşınmazların satın alan Fahrettin ve Hayretin'e teslim edildiği yazılı ise de senedin satış vaadi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Emine B.'ın ölümü tarihine göre terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup Necmi Ö.'den başka mirasçıları davacı Sebahat Karaçay ve paydaşları bulunmaktadır. İştirak halinde mülkiyette mirasçılardan birinin tek başına üçüncü kişilere yaptığı kayden tapu dışı satışları ile satış vaadi sözleşmeleri tüm mirasçılar katılmadığı için geçerli değildir. Bu durumda dava konusu taşınmazların yarı payının Emine B. mirasçıları adına, adları ve pay oranları gösterilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, Sebahat Karaçay ve paydaşlarını temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca benimsene Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar Sabahat K. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.11.1999 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy