(743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın davalılar Hazine ve Kayyum yönünden husumeten reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 9.9.1996 gün ve 1996/562 E - 384 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Hazine ve Kayyum vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 25.6.1998 gün ve 1998/3583 - 7374 sayılı ilamı;
(... Davacı K. E., 480 ada 2 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm Hazine ve Kayyum İstanbul Defterdarlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 480 ada, 2 parselin 1/8 pay maliki H. Ç.'nın 13.6.1956, 7/8 pay sahibi Sofi Hekimyan'ın 11.3.1948 tarihinde vefat ettiğini, dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre il koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu, tapu kaydının intikal görmediğini ve M.K.'nun 639/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Tapu sicil Müdürlüğü'nün 17.6.1994 günlü yazısında dava konusu parselin 1/8 payının H Ç, 7/8 payının Sofi Hekimyan adına kayıtlı olduğu bildirildiği halde 28.4.1994 günlü ikinci karşılık yazısı da 1/8 payın H Ç ve J S adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Görüldüğü üzere 1/8 pay maliki veya malikleri yönünden duraksama yaratılmıştır. Dava mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt maliki, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekmektedir. Az yukarıda temas edildiği üzere 1/8 payın maliki veya malikleri kesin olarak belirlenmeden, Jozef Sopleta kayıt maliki ise adı geçenin usulen belirlenecek mirasçılarına dava yöneltilmeden uyuşmazlığın sona erdirilmiş olması doğru olmaz. 10.4.1996 tarihli bozmada bu farklılığa işaret edilmek suretiyle kabule ilişkin hüküm bozulmuş bozmadan sonra davacının Sarıyer Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne başvurusu üzerine dilekçenin altına verilen açıklamada 1/8 payın J S kızı H Ç adına yazılı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece bu bilgiler gözönünde tutularak yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerek bozmadan önceki ve gerekse bozmadan sonra dosyaya giren bilgiler karşısında kayıt maliklerinin kimliği bakımından farklılık mevcuttur. Öncelikle bu husus üzerinde durulması gerekir. Davanın niteliği gözönünde tutularak 480 ada 2 parselin kayıt maliklerinin sağlıklı olarak belirlenmesi yönünden tapu kaydının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden istenilmesi, kayıt maliklerinin duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi, tüm kayıt maliklerine davanın yöneltilip yöneltilmediğinin gözönünde tutulması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar Hazine ve kayyum vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 12.05.1999 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy