(1475 S. K. m. 52)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 6/11/1997 gün ve 1997/130-649 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 6/3/1998 gün ve 1998/21176-3469 sayılı ilamıyla; ( ...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya içinde bulunan ve yetkili kişilerin imzalarını taşıyan 26/11/1996 tarihli tutanak içeriğine göre, davacı işçinin hizmet sözleşmesinin 31/12/1996 tarihinde yenilenmeyeceği bildirilmek istenmiş ancak, davacı bu bildirimi imzalamaktan imtina etmiştir. Davacı avukat olup, birbirini izleyen belirli süreli zincirleme akitlerle çalıştırılmış olduğundan ileriki bir tarihte sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi ihbar öneli verilerek akdi feshetme niteliğinde değildir. Bunun anlamı sürenin sonunda akdin yenilenmemesidir. Böyle olunca feshin 31/12/1996 tarihinde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekir. Bundan dolayı da 1997 tarihindeki tavan artışından davacının yararlanma olanağı yoktur.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, her ne kadar davacı avukat 1996 yılı Ocak ayında davalı işvereni temsilen mahkemeye girmiş ise de, bu durum sözleşmesinin 1997 Ocak ayında da devam ettiği anlamını taşımaz. Çünkü davalı işveren baştan beri davacının sözleşmesinin 1996 Aralık ayı sonunda sona ermesi gerektiği iddiasındadır. Bu durum dosya içeriğine ve tutulan tutanağa uygun bulunmaktadır. Öte yandan ihbar tazminatının 31/12/1996 tarihine kadar tavanın ödenmemiş olmasının da somut olay açısından bir etkisi olduğu düşünülemez. Zira davacı feshin gerçekleşmemesi için çaba göstermiş ve fesih bildiriminin tebellüğden imtina etmiştir. Olayların bu akışı karşısında davacının almış olduğu doktor raporuna itibar edilemez.
3- Davacının sözleşmesinin 1996 yılı sonunda feshedildiği anlaşıldığına göre Ocak ayı için hizmet akdine dayanarak ücret isteğinde de bulunamaz. Zira yapmış olduğu hukuki faaliyet işverenin rızası dışında gerçekleşmiştir. Bu isteğin reddi gerekir.
4- Yıllık ücretli izin alacağının Yönetmeliğin 70. maddesi uyarınca 30 gün üzerinden hesap edilmesi gerekir. Yönetmelik 1475 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre izin hakkının verilmesini öngörmüştür. Anılan Kanunun 52. maddesinin son fıkrasına göre iznini işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreler karşılanmak üzere ücretsiz izin verilebilmesi öngörülmüştür. Bu bakımdan yolda geçen sürelerden bahisle 34 gün üzerinden izin alacağının hesap edilerek hüküm kurulması keza isabetsizdir. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dosyaya celbedilen tarafları aynı olan ihbar ve kötü niyet tazminatı ve diğer işçi alacaklarının tahsili istemi ile açılan 1998/639 esas sayılı davada davacı avukatın birbirini izleyen zincirleme sözleşmelerle çalıştığı ve hizmet sözleşmesinin belirsiz süreli sözleşme haline dönüştüğünün kesinleşen hükümle kabul edilmiş olmasına, ayrıca Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarının da bu doğrultuda bulunmasına göre yerel mahkemenin direnme kararı yerinde görülmüştür. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmemiştir. Bu durumda temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
2- Yerel Mahkeme, yıllık ücretli izin ile ilgili bozma kararına uyulmasına karar vererek, bilirkişiden ek rapor almak suretiyle bozma çerçevesinde yeni bir hüküm oluşturmuştur. O nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için de dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Birinci bendde gösterilen nedenlerden dolayı direnme kararı uygun olup işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden ve ikinci bendde açıklananlar altında hükmüne uyulan bozma çerçevesinde kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 9.Hukuk Dairesine gönderilmesine 10.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy