(3402 S. K. m. 20) (743 S. K. m. 645)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.2.1999 gün ve 1996/355-1999/102 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.6.1999 gün ve 1999/6198-6368 sayılı ilamı ile;
(...Dava, tespit öncesi pay tapusuna dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı yan, zilyetlikle karşı koymuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 645, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Somut olaya gelince; dava konusu 113 ada 47 parsel sayılı 53.600 m2 miktarlı, fıstıklık nitelikli taşınmaz senetsizden zilyetlik esas alınarak davalı kişi adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı idare, Şubat -1332 tarihli iki ayrı tapuya dayanmıştır. Dayanılan tapu kayıtları çatal ocak, kuyu ve kaya gibi sınırları göstermektedir. Kural olarak bu tür sınırları gösteren kayıtların kapsamları miktarıyla geçerlidir. Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde soruşturma ve uygulama yapılarak birisi beş, ötekisi on dönüm miktarlı ve toplam 31/40 payı içeren tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 03.05.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy