(2330 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Boyabat Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 20.4.1999 gün ve 1995/117-1999/74 sayılı Kararın incelenmesi davalılardan O.Ö. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 3.6.1999 gün ve 1999/3665-3735 sayılı ilamıyla; ... 1 - Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davacı Kurum iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan masraflar dolayısıyla uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir.
Kurumun rücu alacağı haleflik ilkesinin sonucu olarak hak sahiplerinin isteyebilecekleri tazminat miktarı ile sınırlı olup bu miktarı aşamaz. Bu sebeple davalı için tespit edilen kusur oranının hak sahibi için Kurumca bağlanan gelirlere uygulanması ve bulunacak miktar üzerinden istek aşılmamak kaydıyla karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, davalıya ait % 10 kusur esas alınarak bilirkişi vasıtasıyla yeniden hesap incelemesi yaptırmak ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılardan O.Ö. vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Davacı SSK vekili ilk hükmü temyiz etmemekle hakkındaki hüküm kesinleşmiş olduğundan temyiz isteğinin reddi gerekir.
2 - Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm, sadece davalılardan O.Ö. vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'since yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuş, Yerel Mahkemece tazminat hesabının davalılardan O.Ö.'nün % 10 kusurlu olduğu nazara alınarak yapılmış olduğu ve taleple bağlı kalınarak hüküm tesis edilmiş bulunulduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere;
1 - Hakkındaki hüküm kesinleşmiş bulunan davacı SSK vekilinin direnme kararını temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine,
2 - Davalı O.Ö. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 29.3.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy