(506 S. K. m. 8, 87) (6762 S. K. m. 512)
Dava: Taraflar arasındaki "unvan değişikliğinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1. iş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 9.12.1998 gün ve 1998/544-702 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 15.2.199 gün ve 1999/603-818 sayılı ilamı ile; (...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacnın iştiraki ile kurulmuş olan G.B. Ltd. Şirketinin belediyeden iş aldığı, bu nedenle de 506 sayılı yasanın 87. maddesine göre "aracı" sıfatı bulunduğu, belediyenin ise asıl işveren konumunda olduğundan bahisle, davalı kurum tarafından anılan şirketin 506 sayılı yasa kapsamından çıkartılarak şirkete ait işyeri sicil unvanlarının G. Belediye Başkanlığı olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Kurumca, 506 sayılı yasa kapsamından çıkartılan G.B. İmar, Teknik, Turizm, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulduğunda ve anılan yasanın 512. maddesi hükmüne göre de Ticaret Sicili'ne tescil ile hükmi şahsiyet kazanmış olduğunda çekişme yoktur.
Bilindiği gibi, ticaret şirketlerinin, mükavelelerinde belirtilen işletme konuları çerçevesinde, her türlü ticari faaliyette bulunabilecekleri, kurdukları işyerlerinde kendi adlarına hizmet akti ile veya sair surette işçi çalıştırabilecekleri gibi iş aldıkları asıl iş sahipleri veya işverenlerden ayrık olarak bu işyerlerini kendi namlarına kuruma tescil ettirmelerine de herhangi bir yasal engel yoktur. Aksine yükümlülüğü vardır. Nitekm müşahhas olayda, belediyenin iştirakiyle kurulmuş olan, adı geçen Limited Şirketin de ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bulunmasına göre, işyeri faaliyetleriyle ilgili olarak, kurum nezdinde kendi adını kullanarak ayrı bir işyeri numarasıyla tescil edilmesi 506 sayılı yasanın 8. maddesi gereğidir. Kaldı ki anılan şirketin iştirakçisi olan belediyeye aracı (taşeron) olarak iş yapıyor olsa bile, sözü edilen yasanın 87. maddesi hükmü uyarınca kendi adına sigortalı çalıştırması mümkündür. Açıklanan hususlar müvacehesinde mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden : Davacı SSK Kurumu vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozumalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 9.2.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy