(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan alacak" davasından dolayı yapıları yargılama sonunda; Ankara 6. İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 3.10.1999 gün ve 1999/15 E - 1999/1582 K. sayılı kararın incelenmesi davacı SSK. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 28/12/1999 gün ve 1999/9461-9424 sayılı ilamıyla; ( ...Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumunun zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle davalı aleyhine 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesine göre rücu davası açmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden sigortalı Ömer'in 13.11.1991 / 8138 sayılı raporla Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Hastanesince maluliyetin %40,2 olarak belirlendiği 6.6.1993 tarihinde kontrolünün gerektiğinin belirlendiği, kontrolü sonucunda ise 1.1.1997 tarihinde maluliyetinin yükselerek %42 olarak belirlendiği, Kurumun önce açtığı rücu davalarında tavan zarar miktarının %40,2 oranına göre saptandığı ve hükümler kurulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar Ankara 11. İş Mahkemesi'nde 1997/519 Esas sayılı dosyasında %42 maluliyete göre istekte bulunulmuş ve mahkemece önceki hesap raporlarındaki öğelere göre %42 maluliyetin karşılığı belirlenerek hüküm verilmişse de verilen hüküm o davadaki dava konusu miktarla ilgili olup o dava yönünden kesin hüküm teşkil eder. Bu davada ise Sosyal Sigortalar Kurumu'nun %42 maluliyete göre tavan zarar hesabının belirlenmesine ve Kurumca tahsislerdeki artış durumları da nazara alınarak rücu tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Daha önce açılan Ankara 8.'nci İş Mahkemesi'nin 1994/741 Esas sayılı rücu davasında %40,2 maluliyete göre zarar miktarı belirlenerek hüküm kesinleştiğinden artık %40,2 maluliyet için yeniden bu davada hesap raporuna etkili kazanç durumları nazara alınarak tavan zararı yapılamaz. Ancak sigortalının yeni maluliyeti %42 olup, %42-%40,2= % 1,8 maluliyet yeni bir olgudur. Bu olgunun gerçekleştiği tarihten ileriye dönük tavan zarar hesabı yeni kazanç durumu ve hesaba etkili diğer unsurlarda nazara alınarak yapılması gerekir. Zira, önceki davalardaki kesinleşme hususu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu madde 237 uyarınca o davalardaki hukuki sebep ve dava konusu miktarlarla ilgilidir.
Kurumun bu davada yeni olgulara dayanması ve %1,8 maluliyet artışı için tavan zarar hesabının yapılması gerekir. Yeniden yapılacak tavan zarar hesabında bulunacak miktarla %40,2'ye göre belirlenen tavan zarar toplamını aşmayacak ve önceki kesinleşen dosyalarda hükmedilen miktarlar da göz önünde ( kusur durumuna ve tahsis durumu nazara alınarak ) bulundurularak hüküm verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı SSK vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacı kurum sigortalısına yapılan ödemeler ve bağlanan gelir nedeniyle rücuan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, Özel Daire'nin yukarıdaki kararı ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme taraflar arasında görülen 2. İş Mahkemesinin 1998/4068 esas sayılı davası sırasında, değişen maluliyet oranı esas alınarak sigortalının zararının saptanıp karar verildiğini, bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, kesinleşen bu hükümde belirlenen tavan sınırı itibariyle karşılanmayan zarar bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı SSK. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 4792 sayılı SS Kurumu Kanununun 2868 sayılı yasayla değişik 24/c maddesi uyarınca kurumdan harç alınmasına mahal olmadığına, 7.6.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy