(1086 S. K. m. 428) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasındaki "Tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 1.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.4.1999 gün ve 1998/813-1999/233 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 8.11.1999 gün ve 1999/7004-8927 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı vekili, Türkiye Futbol Federasyonunca da onaylanan sözleşmeler gereği bazı futbol kulüplerinin yapacağı futbol müsabakalarının televizyon ve radyodan naklen yayın haklarının müvekkiline ait olduğunu, buna rağmen davalının, 18.1.1995 tarihindeki Bursaspor-Galatasaray, 5.2.1995 tarihindeki Altay Galatasaray maçlarını radyodan yayınlayarak müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik her maç için yüz milyon hesabıyla toplam 200.000.000 TL.nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Anayasa ve 2954 sayılı kanun ile verilmiş hak ve yetkiler çerçevesinde yayının gerçekleştirildiğini, kaldı ki tazminat şartlarının da gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 23.6.1998 gün ve 1998/3122-4805 sayılı kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi dairemizin 17.11.1998 gün ve 1998/8887-7922 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu iki yayın sebebi ile davacının davalı idareden 200.000.000 TL talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle 200.000.000 TL nın 21.2.1995 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 23/6/1998 tarihli bozma kararında da belirtildiği üzere, davacı sözleşmenin ihlali nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş, maddi zararını da, maç yayınları için ilgililere ödenen paralar ve reklam geliri kayıpları olarak açıklamış, yargılama sırasında da reklam gelirleri ile ilgili zarar kalemi hakkındaki davayı atiye terk ettiğini açıklamıştır.
Mahkemece uyulan bozma kararında ayrıca, maçların davalı tarafından radyo ve televizyondan naklen yayınları amacıyla ödenen paraların tazminat olarak davalıdan isteyemeyeceği, davalının bu maçları sırf radyodan yayınlaması nedeniyle bir zarar doğup doğmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı taraf, Dairemizin bozma kararından sonra yeni zarar kalemi ileri sürmemiş, 9/3/1999 tarihli bilirkişi raporunda da, sadece reklam gelir kayıpları belirtilmek suretiyle tazminat miktarı hesaplanmış olmasına göre, kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.12.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy