(6762 S. K. m. 41, 42, 43, 48, 54, 56) (743 S. K. m. 2, 25)
Taraflar arasındaki "haksız rekabetin önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.4.1998 gün ve 1997/41, 1998/117 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.1.1999 gün ve 1998/8277-1999/233 sayılı ilamı ile; (..Davacı vekili, müvekkilinin "CİBO TİCARET" unvanı altında halı ve mobilya ticareti ile iştigal ettiğini, davalının da aynı unvanla, aynı yerde ve aynı faaliyette-dükkan açtığını ve böylece iltibas yaratarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesine, davalının unvanının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin soyadının CİBO öldüğünüze "Cibo Halı ve Mobilya Sarayı" unvanını kullanmakta haklı olduğunu, davacının sicilde kayıtlı unvanının "Cibo Ticaret" olduğundan unvanlarının farklı olduğunu o mahalde müvekkilinin daha önce dükkan açtığını, haksız rekabet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve tanık anlatımlarına göre, davacının 29.12.1993 tarihinde ticaret odasına kayıtlı olduğu ve "Cibo Ticaret Halı ve Mobilya Sarayı-Hasan Resul Cibo" unvanı ile ticaretle iştigal ettiğini, davacının tabelasında ayırıcı unsurların yer almadığı, davalının 30.7.1996 tarihli işyeri açma ruhsatı (Cibo Halı ve Mobilya Sanayi Unvanı ile) aldığı, ancak tabelasında "Cibo Halı ve Mobilya Sarayı-Hamit Cibo" unvanının yazılı olduğu, davalının davacıdan önce işyerini açtığı iddiasının kanıtlanamadığı, davacının müşterilerinin yanlışlıkla davalının işyerine gittiğinin tanık anlatımları ile sabit olduğu, tarafların iltibasa yol açacak ibareleri kullanamayacakları, davalının eyleminin haksız rekabeti oluşturduğu gerekçesiyle davalının ismi dışında ticaret unvanındaki ibarelerinin silinmesine karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüz nedeniyle bu unvanda geçen sözcüklerin davalının sicil kaydından ve kullandığı diğer yerlerden silinmesi ve haksız rekabetin önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının tescilli ticaret unvanı "Cibo Ticaret-Hasan Cibo" şeklindedir. Davalı adına ticaret sicilinde tescil edilmiş bir ticaret unvanı yoktur. Davalının gerek işyeri açma ve çalışma ruhsatında ve gerekse dükkan tabelasında kullandığı " "Cibo Halı ve Mobilya Sarayı (sanayi)" ibareleri TTK.nun 41 ve devamı maddelerinde sözü edilen ticaret unvanı olmayıp; TTK.nun 54. Maddesinde düzenlenen ve işletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan işletme adı niteliğindedir. Davacı da davalının mağazasına yakın olan işyerinde benzer işletme adını kullanmaktadır.
Davacı ve davalı gerçek kişi tacirler adları farklı soyadları ise "Cibo"dur. Herkes kayıtlı ismi üzerinde hak sahibi olup, kişinin adı kanun ile koruma altına alınmıştır. (MK. md. 25). Böylece tarafların soyadı olan "Cibo" sözcüğünü gerek ticaret unvanlarında ve gerekse işletme adında kullanmaları yasanın kendilerine tanıdığı bir haktır. Kaldı ki gerçek kişi. olan tacirlerin ticaret unvanlarında ad ve soyadının kullanılması da zorunludur (TTK. md. 43/1). Davalı Kozlu Esnaf ve Sanayi Odası, işyeri açma çalıştırma ruhsatı kayıtlarında ve işletme adında adını ve soyadını birlikte kullandığına ve tarafların farklı olan adları iltibası önleyici ve ayırt edici bir unsur olduğuna göre, davalının ticari işletmesinde ve kayıtlarında soyadı olan "Cibo" sözcüğünü kullanması davacının ticari ünvanına tecavüz niteliğinde olmayıp, haksız rekabetten de söz edilemez.
Öte yandan davacı Zonguldak Merkezindeki işyerinden ayrı olarak ve bu davada konu edilen Kozlu Beldesindeki Mağazasını davalıdan sonra ve davalının -işyerinin yakınında açtığı tanık beyanları ile sabit-olup, davacı bu hususun aksine bir kanıt getiremediğine ve davacının bu mağazada kullandığı işletme adının TTK. md. 54 gereğince tescilli olmayıp, bu madde kapsamında koruma altında olmadığına göre, davalının tabelasında kullandığı işletme adının iltibasa ve dolayısıyla haksız rekabete yol açtığı iddiasında bulunması MK. nün 2. Maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz.
Açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava ticaret unvanına tecavüz nedeniyle haksız rekabete ilişkin olup, davacının 29.12.1993 tarihinde Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odasına "Cibo Ticaret-Hasan Cibo" unvanını tescil ettirdiği, davalının ise 15.7.1996 tarihinde Kozlu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına "Cibo Halı ve Mobilya Hamit Cibo" unvanını tescil ettirdiği, her iki unvanın da tescilli bulunduğu tartışmasız bulunmaktadır.
Davalının Kozlu'da açtığı dükkanına "Cibo Halı Mobilya Sanayi Hamit Cibo" ibaresini yazdırdığı, davacının aynı ilçede daha sonra açtığı dükkanına "Cibo Ticaret -Cibo Halı Mobilya Sanayi- Hasan-Resul Cibo" levhasını koyduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
TTK. 42/1 maddesi uyarınca her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur. Diğer taraftan TTK. 43/1 uyarınca gerçek kişi tacirlerde ticaret unvanının çekirdek kısmı, kişinin kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadından oluşur. TTK. 48/1 maddeye göre de tacir, isterse ticaret unvanına, işletmenin niteliğini gösteren ancak üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratmamak ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla ekler koyabilir.
Somut olayda davacının adının Hasan Cibo, davalının adının Hamit Cibo bulunduğu ve her iki tarafın ad ve soyadını kısaltmadan unvanlarında kullanmak zorunda bulundukları bir gerçektir. Tarafların tescil ve ilan ettirdikleri ticaret unvanlarında "Cibo" sözcüğü müşterek olmakla birlikte, davalının ayrıca unvanında "Halı ve Mobilya" sözcüklerini kullanmak suretiyle TTK. 48. maddesinde öngörülen farklılığı oluşturduğu anlaşıldığından unvanlar arasında iltibastan söz etmeye olanak yoktur.
Ayrıca tacir, ticaret unvanını tescil ettirdiği gibi kullanmak, başkalarının tescilli unvanı ile iltibas yaratmamak zorundadır. Nitekim davacı tanzim ettiği fatura ve irsaliyelerde unvanını doğru olarak "Cibo Ticaret-Resul ve Hasan Cibo" olarak kullandığı halde, Kozlu ilçesinde açtığı dükkanının kapısına unvanında olmayan "Cibo Halı Mobilya Sanayi" ibarelerini unvanına ek olarak tescilsiz şekildi kullandığı, böylece davacının TTK.nun ilgili hükümlerine uygun davranmadığı anlaşıldığından davalı unvanının terkinini talep edemeyeceği açıktır.
Mahkemece, hukuki değerlendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bu itibarla; Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 26.4.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy